KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6998 E., 2011/439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/11/2008 tarih ve 2006/1397-2008/1281 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının maliki olduğu dairenin pis su giderinde meydana gelen arıza sonucu buradan akan pis suların müvekkili şirkete sigortalı işyerine sirayet etmesi sonucu işyerinde oluşan zarar nedeniyle müvekkili tarafından sigortalıya 3.574,00 YTL ödemede bulunulduğunu, bu miktarın davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı davalının itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın meydana gelmesinde müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinin hasar görmesine neden olan akıntının üst kattaki pis su giderindeki arızadan kaynaklandığı, davalı mal sahibinin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, alacağa yasal faiz uygulanmasına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece itirazın iptaline karar verilmesi suretiyle asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden yeniden faiz yürütülmesine neden olacak şekilde hüküm kurularak, Borçlar Kanunu’nun 104/son maddesinde belirtilen ve kısaca “Faize faiz işletilmesi yasağı” şeklinde ifade edilebilecek emredici nitelikteki düzenlemeye aykırı davranılması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 nci maddesi uyarınca kararın bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6998, K. 2011/439, 20 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama