KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7089 E., 2011/818 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/03/2009 tarih ve 2007/560-2009/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde açılmış bulunan hesabından bilgisi, izni ve herhangi bir talimatı olmaksızın internet üzerinden müvekkilinin tanımadığı üçüncü bir kişinin hesaplarına EFT yapılmak suretiyle toplam 13.500,00 YTL aktarıldığını, davalı bankanın interaktif bankacılık sisteminde diğer birçok banka tarafından uygulanan güvenlik önlemlerini uygulamadığını, meydana gelen güvenlik açığı nedeniyle müvekkilinin hesabından para çekildiğini, bu nedenle davalı bankanın müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin hesabından bilgisayar korsanlığı yoluyla aktarılan 13.500,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının rızası dışında gerçekleştiği iddia edilen işlemlerin davacıya ait doğru şifre ve parolanın kullanılması suretiyle ve bu bilgilerin birden fazla denenmesi sonucunda değil, tek bir deneme yapılması neticesinde gerçekleştirilmiş olduğunu, somut olayda müvekkili bankanın hiçbir kusuru bulunmadığını, kişisel bilgilerin kullanılması ve muhafazasına ilişkin sorumluluğun davacıya ait olduğunu, müvekkili bankanın internet sisteminin güvenli olup, müşteri bilgilerinin üçüncü kişiler tarafından sisteme sızılarak elde edilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların güven kurumu oldukları, davacının güven duyarak davalı bankaya yatırdığı mevduatın özenle saklanması gerektiği, teknik imkanları çok geniş olan davalı bankanın bir tacir gibi davranarak önleyici tedbirleri alması gerektiği ve hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu, ayrıca davacının bilgisayar korsanlığını engellemeye teknik olarak gücünün yetemeyeceği, bu nedenle müterafik kusurunun bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7089, K. 2011/818, 26 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama