KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7174 E., 2011/947 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2009 tarih ve 2008/133-2009/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin aynı zamanda ticaret unvanında olan 'RADO' ibaresinin müvekkili adına 14. sınıfta marka olarak Türkiye ve başka ülkelerde tescilli olduğunu, müvekkilinin markasının dünya ve ülke çapında büyük tanınmışlık düzeyine ulaştığını, davalının aynı ibareyi marka olarak adına tescili için yaptığı başvuruya yapılan itirazın en son YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek, YİDK’nun 2008/M-1660 sayılı kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacının tescilli markası ile davalı markasının aynı olmasına rağmen kapsadıkları hizmetlerin bir birinden çok farklı olduğundan markalar arasında iltibas veya davacı markasından haksız yararlanmanın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markasının 14. sınıfta, davalı markasının ise 7. sınıfta tescilli olduğu, markalardaki ana unsurun benzer olmasına rağmen kapsadıkları emtiaların bir birlerinden çok farklı olduğu, tescil edildiği sınıftaki emtialar itibariyle markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı, davalı markasının davacı markasına yönelik kötüleme içermediği ve davacı markasını karartacak bir algılama yaratmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7174, K. 2011/947, 31 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama