KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7290 E., 2011/648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- 2007/194 Esas - 2007/170 Karar
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/11/2008 tarih ve 2007/135-2008/290 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen dosyada müvekkilinin STENFLEX markasının sahibi olduğunu, pek çok ülkeye satış yaptığını, bu markanın 1991 yılından itibaren birçok ülkede tescilli olduğunu, TPE nezdinde de 1997 yılında 6, 7, 12, 17 ve 19. sınıflarda tescilli olduğunu, davalıya ait KENFLEX ve KENFLEKS ibareli markaların müvekkiline ait markalarla iltibasa yol açabilecek şekilde benzer olduğunu, kullanıcı kitlesi bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalıya ait markaların tescili talebine karşı yaptıkları itirazların TPE YİDK tarafından redddildiğini ileri sürerek, YİDK kararlarının iptallerine, tescil işlemleri sonuçlanmışsa davalıya ait markaların 6 ve 17. sınıflar için hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin 1948 yılından beri endüstriyel mamüllerin üretim ve pazarlamasını yaptığını, FLEX ve FLEKS ibaresinin genel bir tabir olup bu ibareyi taşıyan pek çok markanın bulunduğunu, davacıya ait markalarla farklılık arzettiğini, FLEX sözcüğünün esnek anlamının olduğunu, KENFLEKS ve KENFLEX sözcüklerinin ise kenetli, esnek metal hortum anlamında kullanıldığını, ayrıca bu markalarda şekil unsurunun da bulunduğunu ve benzerlik olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunmalar ve tüm dosya kapsamına, davacıya ait marka ile davalıya ait markaların görsel açıdan benzerlikleri az olsa da işitsel anlamda benzer oldukları, 6 ve 17. sınıflar bakımında ortalama tüketicileri sadece tamircilerin değil evinde basit tamir yapabilen herkesin oluşturduğu, dolayısıyla ortalama tüketicinin yanılgıya düşmesi ve davalıya ait markalı ürünleri davacı markaları sanarak almasının kaçınılmaz olduğu, davacı ve davalı markaları arasında yalnızca ST harflerinin farklı olduğu,
dolayısıyla markaların okunuş ve bıraktıkları genel intiba açısından ortalama tüketicinin karıştırma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıya ait markaların tescil edilmeleri nedeniyle bu markaların 6 ve 17. sınıftaki benzer emtialar yönünden markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, TPE YİDK kararlarının iptaline karar verilmiştir.
Davalılar vekilleri kararı temyiz etmiştir. Dava, 2006-M-4755 ve 2007-M-1608 sayılı TPE YİDK kararlarının iptallerine, tescil işlemleri sonuçlanmışsa davalıya ait markaların 6 ve 17.sınıflar için hükümsüzlüğüne karar verilmesine ilişkindir.
Mahkemece kısmen iptaline karar verilen 6.sınıftaki "borular, sıvı ve gaz nakli için metal borular, sondaj boruları; borular için bağlantı parçaları, planşlar, te'ler, nipeller, manşonlar, dirsekler, rediksiyonlar, madeni vanalar (makine veya motor parçası olmayan) madeni fıçı muslukları" ile 17.sınıftaki "lastikten, plastikten veya kavuçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar, tekstilden hortumlar, yangın hortumları, madeni olmayan boru kılıfları ve rekorları, hortum rekorları, taşıtlar için radyatör hortumları, lastik ve kavuçuk tamponlar, (şok emici), körükler, tıpalar, takozlar, makine parçalarını korumak için lastik,
köpük ve benzeri malzemeden kolları, dirsekler, contalar, solmastralar, oringler, rondelalar, motor contaları, silindir contaları, musluk contaları, kavuçuk veya lastikten takviye malzemeleri" emtiasını niteliği itibariyle ortalama tüketicilerinin dikkatli ve seçici kitlelerden oluşup oluşmayacağı ve dava konusu işaretlerin bu çeşit ürünlerin alıcı ve kullanıcıları nezdinde iltibas tehlikesi yaratıp yaratmayacağı hususlarında bilirkişi heyetinden ek rapor istenilerek bir karar verilmesi gerekirken,
söz konusu ürünlerin niteliği itibariyle HUMK'nun 275 vd. maddeleri uyarınca çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi görüşü alınmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7290, K. 2011/648, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama