KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7578 E., 2011/509 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.03.2009 tarih ve 2006/55 - 2009/66 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kendine özgü mizanpajı ve çalışma sitili ile yerel yönetimlerin sorunlarını dile getirdiği ve haber yaptığı ‘Bizim Mahalli İdareler’ ibareli gazeteyi çıkararak faaliyet gösterdiğini, davalı ...’nın 03.06.2004, ...’un ise, 01.03.2004 tarihinden beri müvekkili çalışanı olarak hizmet vermelerine rağmen kendi istekleri üzerine 15.10.2004 tarihinde işlerine son verildiğini, diğer davalıların sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü olduğu ‘Haberci’ gazetesinde çalıştıklarını, aynı alanda faaliyet gösterdiklerini,
müvekkili mizanpajı ile çalışma sitilini kullandıklarını ve hatta müvekkilinin çalışanı gibi faaliyet gösterdiklerinin ortaya çıktığını, haksız rekabette bulundukları gibi FSEK’nundan doğan haklarını ihlal ettiklerini, rekabet yasağı sözleşmesine uymadıklarını ileri sürerek, 10.000.00 YTL tazminatın tahsili ile davalıların sorumlu olduğu gazetenin yayınının durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... ... vekili, ortada eser olmadığını, haksız rekabet koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın reddine istemiştir. Diğer davalılar, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların sorumlu olduğu gazete mizanpajı ile davacıya ait gazetenin mizanpajı arasında olası benzerlik dışında benzerlik bulunmadığı, davacı mizanpajının da eser niteliğinin olmadığı, davacı ile bir kısım davalı arasında yapılan rekabet yasağına ilişkin sözleşmede süre sınırlamasına yer verilmesine rağmen mahal ve işin türü açısından bir sınırlandırmanın olmadığı,
çalışılan sürenin kısalığı dikkate alındığında çalışan davalıların davacının ticari sırlarını öğrenmesi ve kullanmasından söz edilemeyeceği, sözleşmenin yasanın aradığı zorunlu unsurları taşımadığı, bu davalıların davacı adına çalıştıkları dönemde çeşitli yerlere röportajlara gittikleri, ancak davalı ...’in sözleşmesi ile işletmede görevlendirilmesinin çelişkili olduğu,
davacının iddiası ile ilgili olarak Diyarbakır Hani İlçesi Kuyular Beldesi çalışanlarının tutanak düzenledikleri, anılan kişilerin tanık olarak dinlendikleri, iki belde çalışanın davacının iddiasını destekleyen tutanak içeriğini tekrar ettikleri, diğer tanık belde yazı işleri müdürünün ise, davalılar ... ve ...’nun daha önce davacı gazetesi adına geldiklerini, bu defa ‘Haberci’ gazetesi adına geldiklerini söylediklerini ve kendilerine de ‘Haberci’ gazetesi adına fatura kestiklerini, sonraki bir zamanda tanık ...’in davacının çalışanını arayarak anılan davalıların kendi gazeteleri adına çalışıp çalışmadığını sorduğunu,
olumsuz cevap alması üzerine tutanağın düzenlendiğini açıkladığı, davacı iddiasına mesnet tutanağın röportajın yapılması ve faturanın kesilmesinden sonra düzenlendiği, davacının adının kullanıldığının da kesin ve net olarak ortaya konulmadığı, ... adına çılan davanın takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle bu davalı hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7578, K. 2011/509, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama