KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7617 E., 2011/1010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.03.2009 tarih ve 2007/101-2009/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca ünlü "Queen Elizabeth " gemisinin sahibi olduğunu, "Queen Elizabeth” isminin aynı zamanda bir çok ülkede tescilli tanınmış marka olduğunu, davalı Güngörler Kuyumculuk. Ltd. Şti.’nin anılan ibareyi marka olarak tescil ettirdiğini, oysa anılan ibarenin müvekkiline ait marka olduğunu, diğer davalının ise aynı isimle otel işlettiğini, bu durumun müvekkili markasına tecavüz olduğunu ileri sürerek, davalı Güngörler Kuyumculuk Ltd. Şti.’ne ait 2005/39954 sayılı markanın hükümsüzlüğünü, diğer davalının otel adı olarak kullandığı "Queen Elizabeth” ibaresinin marka hakkına tecavüzünün tesbiti ile menini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu otelin ve davalıların ikametgahlarının Kemer İlçesi’nde olduğunu savunarak, yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre davalı şirketlerin merkezlerinin Kemer İlçesi olduğu, “Queen Elizabeth” otelinin de Kemer’de bulunması nedeniyle haksız fiilin gerçekleştiği yerin de Kemer İlçesi olduğu gerekçesiyle, 556 sayılı KHK’nın 63 maddesine göre mahkemenin yetkisizliğine, talep halinde dosyanın yetkili KEMER Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatı ile) gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait markaya yapıldığı iddia edilen tecavüzün men’i ile davalı Güngörler Ltd. Şti.’ye ait markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunması dikkate alındığında, uyuşmazlığa 556 sayılı KHK.nin hükümlerinin uygulanması gerekmekte olup, mahkemece de böyle yapılmıştır.
556 sayılı KHK.nin 71. maddesi hükmüne göre, bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda, görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu, bu mahkemelerin tek hakimli olarak görev yapacağı düzenlenmiş olup, ayrıca, bu mahkemelerden hangilerinin ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirileceğini ve bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığı’nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun belirleyeceği düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeye uygun olarak, davadan önce, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun, 16.09.2004 tarih ve 396 sayılı kararı ve davadan sonra alınan ve halen yürürlükte olan 24.3.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile anılan Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin davalar bakımından, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir ya da iki asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye hukuk mahkemesi,
ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı asliye hukuk mahkemesi görevlendirilmiş, bu mahkemelerin yargı çevresinin adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtilmiştir.
Somut olayda, dava tarihinde yürürlükte olan göreve ilişkin açıklanan düzenleme gereğince, yetki itirazında bildirilen ve mahkemece de yetkili olduğu kabul edilen Kemer Asliye Hukuk Mahkemesinin bağlı olduğu adli yargı adalet komisyonu merkezi Antalya olup, Antalya Asliye 3. Hukuk Mahkemesi davaya bakmada görevli ve yetkilidir. Bu itibarla, mahkemece, yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7617, K. 2011/1010, 1 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama