KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7898 E., 2011/814 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.12.2008 tarih ve 2008235-2008/738 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin elektronik ve elektrikli cihazların alım satımı ve pazarlanması alanında faaliyet göstermekte olup, ticaret unvanını 24.11.1989 tarihinde tescil ettirdiğini, davalının ise aynı alanda faaliyette bulunmak üzere müvekkili adına tescilli “başarı” ibareli ticaret unvanını 19.01.2006 tarihinde tescil ettirmiş bulunup, davalının müvekkili şirketin unvanında bulunan “Başarı Elektronik” ibaresini sonradan ticaret unvanı olarak tescil ettirmesinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının ticaret unvanının ticaret sicilinden terkini ile haksız rekabetin tespiti ve men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakmakla görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davaya konu isim benzerliğinin hiçbir şekilde haksız rekabete konu oluşturmadığını ve hiçbir şekilde iltibasa sebebiyet vermediğini, davanın zamanaşımına uğramış bulunduğunu, davacının iş kolu ile müvekkilinin iş kolu ve çalışma alanlarının aynı olmadığını, bu nedenle haksız rekabete konu olabilecek ortak bir alanlarının da bulunmadığını, davanın yersiz ve mesnetsiz olarak açılmış olduğunu savunarak, reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aynı konuda iştigal ettikleri anlaşılan davacı şirket ile davalı şahıs firmasının unvanlarındaki “başarı” ekinin vurgulayıcı nitelikte olup, davalı şahıs firmasının unvanında başkaca ayırtedici unsurun bulunmadığı, davacı şirketin anılan ibareyi davalıdan daha önceki bir tarihte tescil ettirdiği, bu nedenle davacı şirketin ticaret unvanının korunması gerektiği sonucuna varılarak, davalı firmanın ticaret unvanındaki “başarı” ibaresinin unvandan çıkarılmasına, tescilli bir unvanı kullanmak haksız rekabet oluşturmayacağından haksız rekabetin tespiti ve men’ine ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davaya konu uyuşmazlığın TTK’nın 41 ve devamı maddelerinde düzenlenen ticaret unvanı, unvanın korunması ve unvanına tecavüz edilen kimsenin haklarına ilişkin hükümlerden kaynaklanmasına ve uyuşmazlığın çözümünde anılan hükümlerin uygulanmış olması ile Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görev alanına giren bir uyuşmazlığın somut olayda mevcut bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7898, K. 2011/814, 26 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama