KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7909 E., 2011/1522 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.01.2009 tarih ve 2007/162 - 2009/13 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin inhisari lisans sözleşmesiyle kullanım hakkına sahip bulunduğu ve Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescilli bulunan “GIORGIO ARMANI” “ARMANI” “ARMANI MANIA”, “EMPORIO ARMANI” gibi markaların satışını yaptığını, markaların dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi Türkiye'de de kozmetik alanında tanınmış markalar olduğunu, İpsala Gümrük Müdürlüğünce kendilerine yapılan tebligatta davalı şirkete ait araçta gümrük memurlarınca yapılan fiziki muayene sonucunda beyan harici 100 cc’lik 698 adet “ARMANI” markasını taşıyan parfümün tespit edildiğinin bildirildiğini,
müvekkili şirket yetkilisince el konulan ürünler üzerinde yapılan inceleme neticesinde de bu ürünlerin taklit olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün durdurulmasına, haksız rekabetin tespitine, men'ine, el konulan emtia ile bunları üretmeye yarayan her türlü vasıtalara, el konulmasına, imhasına ve ilana karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin dava konusu ürünlerle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, sadece ürünlerin taşıyıcısı konumunda bulunduğunu, bu sebeple davada husumetin müvekkiline yöneltilmesinin isabetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Anayasa Mahkemesinin 03.01.2008 tarih 2005/15 Esas 2008/2 sayılı kararının dava konusu olayda uygulanacak olan 556 sayılı KHK'nin 9.maddesinin “a” ve “d” bentleriyle ilgili olmadığı ve aynı KHK’nin 61/c bendinde geçen “ticari amaçla elde bulundurmak” kavramına taklit edilen ürünlerin taşınmasının da gireceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine ve men'ine, el konulmuş bulunan ürünlerin hükmün kesinleşmesinden sonra masrafı davalıdan alınarak imhasına, bu ürünlerin ithalat ve ihracatlarının ve satışa arz edilmesinin önlenmesine, hüküm fıkrasının ilanına kara verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7909, K. 2011/1522, 14 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama