KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7984 E., 2011/1128 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/04/2009 tarih ve 2008/292-2009/198 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının temel görevlerinin 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu ile belirlenmiş olduğunu, davalının Türkiye Cumhuriyeti’nin yerleşim ve konut politikalarının belirlenmesi, uygulanması ile sosyal konut politikalarını yönlendirmek ve desteklemek amacıyla kurulduğunu, buna rağmen davalının ülke genelinde lüks konut projeleri gerçekleştirmek suretiyle Anayasa ile çerçeve içine alınmış ve yasa ile belirlenmiş görev tanımına uygun düşmeyecek ve haksız rekabete yol açacak biçimde faaliyetlerde bulunduğunu,
davalı İdare’nin görev tanımı dışındaki lüks konut imalatı ile uğraşmasının ve davalıya sağlanan bazı imtiyazların lüks konut işine yönelik olarak da kullanılıyor olmasının müvekkili Oda üyesi inşaat müteahhitleri açısından haksız rekabete yol açtığını, davalı İdare’nin lüks konut üretimi faaliyetlerinin Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümleri ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun hükümlerini ihlal etmesinin yanında bu konuda Türkiye’yi de bağlayıcı Avrupa Birliği normlarının haksız rekabeti engelleyici hüküm ve uygulamalarına da doğrudan aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek,
davalının eylemlerinin haksız rekabete yol açtığının tespiti ile haksız rekabetinin men’ine, davanın haklı bulunması halinde kararın gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu uyarınca İdareye kaynak sağlanmasını teminen kar amaçlı projelerle uygulamalar yapma veya yaptırmanın İdarenin görevleri arasında olduğunu, ayrıca İdarenin mevzuatla kendisine verilen görevleri icra eden tüzel kişiliği haiz bir kamu kurumu olup, konut inşa işlerini bizzat yapmadığını, sektörde yer alan şirketlere ihale yoluyla yaptıran bir ihale makamı olduğunu, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, kanundan kaynaklanan yetkilerin kullanılmasının haksız rekabet oluşturmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı TOKİ’nin çekişme konusu yapılan görev alanının Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 57, 65, 2985 sayılı Yasa’nın 1, 2 ek 1 ve TTK’nun ticari işletme ve şirketlerle ilgili hükümleri gereğince sadece sosyal konutla sınırlı olmayıp, lüks ve sosyal konut üstü orta dereceli konut üretimini de içerecek şekilde tanımlanan konut üretimi olduğu, dolayısıyla arsa karşılığı gelir paylaşımı, İspanya modeli ve hasılat paylaşımı adı altındaki faaliyetlerinin tamamen yasadan kaynaklanan hakların kullanımı olup, yasal bir hakkın kullanılmasının haksız eylem, haksız ticaret veya haksız rekabet olmadığı, bu durumda davacının iddialarının yerinde bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7984, K. 2011/1128, 3 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama