KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8047 E., 2010/5087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.10.2008 tarih ve 2008/497 - 2008/1117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında kredi kartı üyelik sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu, tüketici mahkemesince itirazın iptaline karar verildiğini, kararın 4822 sayılı Yasa kapsamında davalının sorumlu olduğu taksit miktarlarının tespiti için bozulduğunu, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra 5464 sayılı Yasa uyarınca görevsizlik kararı verildiğini, görevli sulh hukuk mahkemesince davanın tespit davası olarak sonuçlandırıldığını, bu şekilde kesinleştiğini, kararın kesinleşmesi sonrasında icra dosyasına konularak takibin devamının istendiğini,
davalı vekilinin şikayeti üzerine kararın takibin devamını sağlamayacağı gerekçesiyle icra hukuk mahkemesince icrai işlemin kesin olarak iptaline karar verildiğini, tahsil imkansızlığının doğduğunu ileri sürerek, 3.020.76 YTL YTL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin icra dosyasında maaşından 980.00 YTL’nin tahsil edildiğini açıklamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesinde belirtilen aşamalardan geçerek davacının alacağının İzmir 6.Sulh Hukuk mahkemesinin kararı ile 27.04.2003 tarihi itibariyle 3020.76 YTL olarak tespit edildiği, 12x251.73 YTL olarak davalıdan tahsilinin gerektiği şeklinde hüküm kurulduğu, bu şekilde kesinleştiği, ancak yanlış uygulama ile alacağın tespiti davasının icra takibi üzerinde takip edilmeye çalışıldığı,
icra mahkemesince kararın olumlu tespit davası olarak nitelendirilip, itirazın kaldırılması ve takibin devamı hükmü içermediği gerekçesiyle takibin durmasına ve icrai işlemlerin kaldırılmasına karar verildiği, İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi kararının infaz edilmediği, açık durduğu, mahkemeden talep edilen alacağın konusunun aynı olduğu, kesinleşmiş karar bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8047, K. 2010/5087, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama