KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8065 E., 2011/6407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2006/138 - 2008/308 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.05.2011 gününde davacı avukatı ..... gelip, davalı avukatı duruşma gününü bildirir tebligata rağmen gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin uzun yıllardan beri ulusal ve uluslar arası taşımacılık işiyle iştigal ettiğini ve marka başvurusuna konu olan “Öger” ibaresini uluslar arası taşımacılık hizmetlerinde ticaret unvanının kök sözcüğü ile marka olarak yıllardır kullandığını, müvekkilinin 39. sınıfı kapsar nitelikteki “şekil ve Öger Uluslar arası Nakliyat Ltd.Şti.” ibaresinin marka olarak adına tescili için yaptığı başvurunun 556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi gerekçe gösterilmek suretiyle reddine karar verildiğini,
başvurunun reddine dayanak olarak gösterilen davalı şirkete ait “öger exclusive” ibareli markanın ağırlıklı olarak turizm alanında kullanıldığını, müvekkilinin anılan ibareyi uluslar arası nakliyat hizmetlerinde kullanımı sonucu ayırt edicilik kazandırmış olduğunu, müvekkiline ait marka tescil başvurusunun anılan sınıfta reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, TPE YİDK’nun 30.12.2004 günlü, M-2365 sayılı kararının iptaline, müvekkiline ait marka tescil başvurusundan çıkarılmasına karar verilen 39. sınıfta yer alan hizmetlerin de müvekkili adına tescili ile kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili, davaya konu marka başvurusuyla ilgili olarak müvekkili tarafından alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, “Öger” ibareli markanın gerçek hak sahibinin ... olduğunu, davacıya ait başvurunun müvekkiline ait markanın tanınmışlığından yararlanma amacını taşıdığını, müvekkilinin davacı şirketin tescil başvurusu yaptığı alanlarda faaliyet gösterdiğini, davacının iddialarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin “Öger” ibaresini 39/01. sınıf ve alt gruba ait “Kara, hava ve deniz taşımacılığı hizmetleri” yönünden başvurudan önce 556 sayılı KHK’nin 7/son maddesi anlamında markasal olarak kullandığı,
kullanımla ayırt edicilik sağlanması suretiyle 7/1-b engelinin aşılması koşullarının gerçekleştiği, bu durumda başvurudan çıkarılan 39/01’deki hizmetler yönünden anılan KHK’nin 7/1-b maddesi anlamında tescil engeli mevcut ise de başvuru tarihinde yürürlükte bulunan KHK’nin 7/son maddesi hükmü çerçevesinde başvuru öncesinde kullanım ile ayırt edicilik sağlanması suretiyle bu tescil engelinin aşılması koşullarının gerçekleştiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK’nun 30.12.2004 günlü, M-2365 sayılı kararının itirazın kısmen reddine ilişkin bölümünün iptaline, fazlaya ilişkin tüm istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin ayrı ayrı tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8065, K. 2011/6407, 26 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama