KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8227 E., 2011/2087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/01/2009 tarih ve 2007/5-2009/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1980 yılından bu yana “...
Dershanesi” adıyla dershanecilik alanında faaliyette bulunduğunu, dershanenin, maliki İsmet ...’un vefatından sonra mirasçılarınca müvekkiline devredildiğini, devirde davalı şirket ortağı ve temsilcisi Mehmet ...’un da imzasının bulunduğunu, müvekkilinin, ana unsuru “...” ibaresi olan ticaret unvanının 1986 yılında tescil edildiğini, 1995 yılında “Şekil + ... dershanesi” markasını 16. ve 41 sınıflarda tescil ettirdiğini, müvekkili şirkette 1995 yılına kadar ücretli çalışan Mehmet ...’un ayrıldıktan sonra müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurarak “...” ibaresini 2003 yılında 16,
41 ve 42. sınıflarda marka olarak tescil ettirdiğini, kullanılan ibarenin müvekkilinin marka ve tescilli unvanıyla iltibas ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, müvekkilinin marka ve unvanının ana unsuru olan “...” ibaresinin davalı tarafından haksız kullanıldığının tespitine, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve men’ine, dershane tabelasında yer alan “...” ibaresinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve önlenmesine, davalı şirket unvanında yer alan “Tunçfen” ibaresinin terkinine ve basılı evrak ve tabelalardan silinmesine,
5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin unvanını 1995 yılında tescil ettirerek kullanmaya başladığını, kullanımın tescilli unvan ve markaya uygun olduğunu, davada ileri sürülen bir kısım istemlerin daha önce dava konusu edildiğini ve istemlerin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ticaret unvanının 1995 yılında tescil edildiği, her iki şirket ortaklarının aynı soyadını taşıdıkları, akraba oldukları, daha önce aynı işyerinde çalıştıkları, aynı şehirde uzun süredir aynı işi yapan şirket ortaklarının geçmişteki birliktelikleri dikkate alındığında birbirilerinin sicilde kayıtlı unvan, kullanılan işletme adı, reklam, el ilanı, basılı yayınlardan haberdar olmadıklarının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğu, daha önce açılan davalarda terkin talep edilmediği, tescilden 12 yıl sonra terkin isteminin M.K’nun 2. maddesine aykırı olduğu, davacının durumdan haberdar olduktan sonra makul süre içinde dava açmayarak sesiz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8227, K. 2011/2087, 2 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama