KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8398 E., 2011/1341 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
660 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2007 tarih ve 2002/48 - 2007/667 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Güven Sigorta A.Ş. ve National Turizm A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan National A.Ş.’nin temin ettiği otobüste yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, bu nedenle müvekkilinin maddi ve manevi zararının bulunduğunu, davalıların kazaya karışan araçların işleten, sürüce ve zorunlu trafik sigortacısı olarak sorumlu olduklarını ileri sürerek, 2.091,30 DEM maddi ve 7.000 DEM manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı National A.Ş. vekili, müvekkilinin işleten olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... şirketleri vekilleri ayrı ayrı, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 1.791,35 DEM maddi ve 1.000 DEM manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline (sigorta şirketlerinin maddi tazminattan limitleri dahilinde sorumlu tutulmalarına) karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Güven Sigorta A.Ş. ve National A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı ... şirketinin zorunlu trafik sigortacısı olduğu kazaya karışan araç sürücüsünün 6/8 oranında kusurlu bulunması nedeniyle hükmedilen tazminat miktarı göz önüne alındığında davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına ve poliçe limitinin de 750 YTL olmasına göre mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
ZMSS Genel Şartları`nın 12/4. maddesi uyarınca, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı yargılama giderleri ile avukatlık ücretini sigorta bedelinin tazminata oranı dâhilinde ödemekle yükümlüdür. Somut olayda, hükmolunan tazminat miktarı, poliçe limitini aştığına göre, limitin tazminata olan oranı dâhilinde mümeyyiz davalı ..., yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, davalı ... maddi tazminat yönünden poliçe limiti ile sorumlu tutulmuş bulunmasına rağmen reddedilen miktar yönünden davalı ... yararına hesaplanan vekâlet ücreti karar tarihinde yürürlükte bulunan (13.12.2007 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren) avukatlık asgari ücret tarifesinde belirtilen ücretten eksik belirlenmiş olması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Bununla birlikte, davacı taraf, manevi tazminattan da davalı ... şirketinin sorumlu tutulmasını istemiş olup, mahkemece doğru şekilde davalı ... yönünden manevi tazminat istemi reddedilmiş ise de, davalı ... yararına avukatlık asgari ücret tarifesinin 10/3. maddesine göre manevi tazminatın reddi nedeniyle de ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu yönden eksik karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3-Davalı National A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı vekili, mümeyyiz davalının, müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu kazaya karışan aracı temin eden olarak meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ileri sürmüş, mümeyyiz davalı şirket vekili ise, müvekkilinin aracın maliki veya işleteni olmadığı gibi araç ile hiçbir ilgisinin de bulunmadığını savunmuş, mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmadığı gibi mümeyyiz davalının hükmedilen tazminattan hangi sıfatla sorumlu tutulduğu da karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.Mahkemece, adı geçen davalının savunması üzerinde durulup,
davalının araç ile ilgisinin belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
4-Bozma neden ve şekline göre mümeyyiz davalı National A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8398, K. 2011/1341, 8 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama