KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8823 E., 2011/1824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2008 tarih ve 2008/271-2008/1445 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde hesabının bulunduğunu, bu hesaptan müvekkilinin tanımadığı üçüncü bir şahsın hesabına bilgisi dışında çeşitli tarihler de döviz hesabından döviz de bozdurularak internet bankacılığı yoluyla aktarım yapıldığını, davalının müvekkilinin uğradığı zararı ihtarda bulunulmasına rağmen tazmin etmediğini ileri sürerek, 350,00 İngiliz Poundu ve 680,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu olayda bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, şifre ve parolaların üçüncü kişilerin eline geçmesine davacının sebebiyet verdiğini, olayda müvekkili bankanın bir kusurunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu zararın müşteri bilgilerinin her ne şekilde olursa olsun çalınmış olmasından ziyade imkanı olmasına rağmen davalı bankanın gerekli teknolojik önlemleri almamış olmasından kaynaklandığı, yine davalı bankanın internet sistemi yazılımlarındaki tasarım hatalarından kaynaklanan güvenlik bulunduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 350,00 İngiliz Poundu (906,43 TL) ve 680,00 TL’nin 08.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece davanın kabulü ile 350 İngiliz Poundu ve 680,00 YTL’nin tahsiline karar verilmiş ise de yabancı para üzerinden hükmedilen miktara da TL üzerinden olan alacaklara yürütülmesi mümkün olan yasal faiz oranı uygulanmasına karar verilmiştir.Oysaki 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un “Yabancı para borcunda faiz” başlığını taşıyan 4/a maddesi uyarınca yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına karar verilmesi gerekirken,
bu husus nazara alınmadan TL üzerinden hüküm altına alınan alacağa uygulanması mümkün olan yasal faiz oranının yabancı para cinsinden hükmedilen alacağı da kapsar şekilde uygulanmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi yabancı paranın parantez içinde TL karşılığı da gösterilmek suretiyle infazda tereddüt yaratacak şekilde hem yabancı para hem de TL üzerinden hüküm kurulması da doğru olmayıp, yabancı para cinsinden hükmedilen alacağa ilişkin kararın bu nedenlerle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönlerden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8823, K. 2011/1824, 17 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama