KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8838 E., 2011/1982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.05.2009 tarih ve 2007/1245 - 2009/584 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olan davalının 2006 yılı sonuna kadar sorumlu olduğu yönetim giderlerini ödemediğini, tahsili için yapılan icra takibine peşin ödemeli ortak olduğu ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini, peşin ödeme suretiyle ortak olmadığını, kaldı ki, böyle bir statüsü olsa bile yönetim giderlerinden dolayı sorumlu olacağını ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin peşin ödemeli ortak olduğunu, alacaktan sorumlu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, yapılan sözleşme ile davalıya B Blok 20 numaralı konutun anahtar teslimi olarak satıldığı, bu sözleşme kapsamında davalının elektrik, su saatleri ve branşman bağlantıları dışında bir ödeme yapmayacağının kararlaştırıldığı, ortaklığın çekişmesiz olduğu, davalının ortaklık statüsünün tartışmalı bulunduğu, kural olarak peşin ödemeli ortakların yönetim giderleri ve diğer giderlerden sorumlu olmaması için genel kurul kararı bulunması gerektiği, bu hususun açıkça kararlaştırılmadığı, ancak peşin ödemeli ortak kaydının genel kurul bilgisi dahilinde yapıldığı,
uzun süreden beri bu tür ortaklardan bir talepte bulunulmadığı, diğer ortakların peşin ödemeli ortaklardan da diğer giderlerin alınması yönünde kararlara şerh koydukları, bu şekilde zımni olarak giderlerin alınmaması yönünde genel kurul iradesinin ortaya çıktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, yönetim giderinin tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm doğru değerlendirmeler içermemektedir. Davalı vekili, müvekkilinin peşin ödeme suretiyle davacı kooperatife ortak olduğunu savunmuştur. Yönetim kurulunun 01.03.2001 tarih ve 28 sayılı kararı ile davalının ortaklığa kabul edildiği hususu çekişmesizdir. Bu kararda 01.04.2000 tarihli genel kurulun 10. sırasında alınan karara dayalı olarak davalının ortak olduğu açıklanmıştır.
Ancak, anılan kararın 11 konut ve 8 işyerinin kart karşılığı verilerek inşaat yaptırılması için yönetime yetki verilmesine ilişkin bulunduğu, peşin ödemeli veya başka statülü ortak alımına ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır.
Sabit bedel, peşin ödeme esasına göre ortak kaydedilmesi, bu şekilde diğer ortaklardan farklı statüde ve ödeme koşullarına tabi bir ortaklık ilişkisi yaratılması ancak genel kurul tarafından bu konuda açıkça alınacak bir kararın mevcudiyeti halinde mümkündür. Genel kurul tarafından bu yönde açıkça alınmış bir karar bulunmamaktadır. O halde, davalının peşin ödemeli ortak olarak kabulü doğru görülmemiştir.
Kaldı ki, davalının sabit bedel ve peşin ödeme esasına dayalı ortak olduğu kabul edilse bile, takip konusu alacak bu davalının da yararlandığı, tüm ortakların sorumlu bulunduğu yönetim giderine ilişkindir. Esasen, davalının bu tür giderlerden sorumlu olmayacağına yönelik açıkça alınmış genel kurul kararı da bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında, davalının payına düşen yönetim giderinin tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8838, K. 2011/1982, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama