KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8840 E., 2011/2017 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/05/2009 tarih ve 2007/1252-2009/585 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Dvacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının 2006 yılı sonuna kadar ödemediği yönetim gideri borçlarının tahsili için icra takibine geçildiğini, davalının takibe karşı itirazında, kooperatifin peşin ve sabit ödemeli ortağı olduğunu, bu konuda alınmış genel kurul ve yönetim kurulu kararı bulunduğunu iddia ettiğini, oysa genel kurullarda bu yönde alınmış bir karar bulunmadığını, bu yönde alınmış bir karar olsa bile davalının yönetim gideri, altyapı gideri, çevre düzenlemesi gibi giderleri ödemekten kaçınmasının mümkün olmadığını,
davalıdan talep edilenin ödemekle mükellef olduğu borçlarının bir kısmını oluşturan yönetim gideri harcamaları olduğunu, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurullarda peşin ve sabit ödemeli ortaklardan aidat alınmayacağına ilişkin kararlar alındığını, davalı kooperatifin yönetim kurulu ile yaptıkları sözleşme gereği elektrik, su saatleri ve branşman bağlantıları dışında ödeme yapmayacağının kararlaştırıldığını, dolayısıyla yönetim gideri ve aidat ödemekle yükümlü olmadığını savunarak davanın reddini, davacının alacaklı olduğunun anlaşılması halinde alacağının müvekkilinin alacağına mahsup edilmesini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yönetim kurulu ile davacı arasındaki sözleşme ile davacının ortak olduğu, sözleşmede davacının elektrik, su saatleri ve branşman bağlantıları dışında ödeme yapmayacağının kararlaştırıldığı, davacının yönetim kurulu tarafından sabit bedel ve peşin ödeme uygulaması ile yaptığı ortak kaydının genel kurulca reddedilmediği, davalının kooperatif ortaklığının sabit ve peşin ödemeli olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda takip konusu alacağın davalıdan istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yönetim gideri harcamalarından davalının payına düşen miktarın tahsili istemine ilişkindir. Davalı peşin ve sabit ödemeli ortak statüsünde olduğundan kendisinin istenen miktardan sorumlu olmadığını savunmuştur.
Davalı, ortaklık hakkını ...'ın payını devralmak suretiyle kazanmıştır. 25.05.2002 tarihli yönetim kurulu kararında ...'ın sabit ödemeli ortak olarak ortaklığa kabulüne karar verilmiş, bu payı devralan davalı ... hakkında da yönetim kurulunca 24.04.2003 tarihinde sabit ödemeli ortak sıfatıyla ortaklığa kabul kararı verilmiştir.
Davalının ortaklığı devraldığı ...'ın sabit ödemeli ortak olarak kabulüne dayanak oluşturan 01.04.2000 tarihli genel kurulun 10 ncu sırasında alınan karar incelendiğinde bu kararın sabit bedel, peşin ödeme esasına dayalı ortak alınmasına ilişkin bir karar olmayıp, 11 daire ve 8 dükkanın kat karşılığı verilerek inşaatın yaptırılmasına ilişkin bir karar olduğu, sabit bedel, peşin ödeme esasına göre ortak kaydedilmesi için yönetim kuruluna yetki veren bir karar niteliğinde olmadığı ve bu şekilde yorumlanmasının mümkün de bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sabit bedel, peşin ödeme esasına göre ortak kaydedilmesi, bu şekilde diğer ortaklardan farklı statüde ve ödeme koşullarına tabi bir ortaklık ilişkisi yaratılması ancak genel kurul tarafından bu konuda açıkça alınacak bir kararın mevcudiyeti halinde mümkündür.
Bu durumda, davalının ortaklığı devraldığı şahsın sabit ve peşin ödemeli ortak olmadığından onun payını devir suretiyle ortaklık hakkını kazanan davalının da sabit bedel ve peşin ödeme esası uyarınca ortak olduğunun kabulü mümkün değildir.
Bu itibarla, davalı davacı kooperatife karşı ödeme yapmakla sorumlu bulunduğu gibi icra takibine konu istem, yönetim giderlerinden davalının ortaklık payına düşen miktarın tahsiline ilişkin olduğundan davalının sabit bedel ve peşin ödeme esasına dayalı ortak olduğu kabul edilse bile istenen miktarın inşaat, imalat giderine ilişkin olmayıp, davalının da yararlandığı, yönetim giderine ilişkin olması nedeniyle davalının yönetim giderinden sorumlu olduğu miktarın hesaplanarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8840, K. 2011/2017, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama