KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8861 E., 2011/2013 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bolvadin Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.01.2009 tarih ve 2007/493-2009/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin bayii olmadığı halde ve izin almaksızın tescilli markasına ait tüpleri kullandığını, kaçak dolum yapıp depolarında boş ve dolu olarak bulundurduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 550,00 TL maddi, 5.000.00 TL manevi tazminatın Merkez Bankası' nın avans kredi işlemlerine uyguladığı faiz oranı üzerinden tahsiline, tüplerin toplatılması ve imha edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı şirketin kardeş kuruluşu olan Mogaz A.Ş.'nin bayii olduğunu, davacıya ait tüplerin işyerinde bulunmasının Mogaz A.Ş. ile yapılan dolum anlaşmasının sonucu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının tüpgaz ticareti ile uğraştığı, yapılan aramada davacıya ait markalı tüplerin bulunduğu, eylemin haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, davacı şirkete ait tüplerin iadesine, 403,79 TL maddi ve 3.000.00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı ...'in tüm mirasçıları davaya dahil edildiği ve dahili davalı sıfatları olduğu halde, mirasçı İsmail oğlu ...'in karar başlığında gösterilmemesinin de mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava marka hakkına vaki tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkin olup mahkemece, davalıların haksız rekabette bulunduğunun tespitine, maddi ve manevi tazminatın tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Davacı taraf her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir. Davacının davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini bu şekilde tek bir davada isteyebilmesi mümkündür. Öte yandan, mahkemece davaya Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmıştır.
Bu durumda mahkemece, davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi için belirlediği maktu miktar üzerinden, kabul edilen haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemi için ayrı ayrı olmak üzere toplam iki kez maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek maktu vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Mahkemece, maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiği halde, vekille temsil edilen davalılar yararına reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi için belirlediği miktara göre iki kez maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8861, K. 2011/2013, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama