KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/899 E., 2010/7179 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.10.2008 tarih ve 2008/155 - 2008/164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi paydaş ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin pay sahibi oldukları limited şirket ortaklar kurulu kararı ile sermayenin arttırıldığı, müvekkillerinin paylarının düşürülürken diğer pay sahiplerinin paylarının hiçbir ödeme yapılmadan ve payların realize olması beklenmeden sabit tutulduğunu ya da arttırıldığını ileri sürerek, sermaye artırımına ilişkin ortaklar kurulu kararının iptalini ve düzeltilmesini talep ve dava etmiştir.
Paydaş ... vekili bilirkişi incelemesi yapılmasını istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıların hisse oranlarının ve hisse miktarlarının gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle sermaye artırımına ilişkin kararın iptaline ve düzeltilmesine karar verilmiştir.
Kararı, paydaş ... vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkeme kararının hüküm kısmında tadil edilen şirket paylarının karar eki sayılacak bilirkişi raporu doğrultusunda tescil işlemi yapılması suretiyle karar verildiği anlaşılmakta olup, verilen karar denetime elverişli infaz edilebilecek açıklıkta bir hüküm değildir. Bu itibarla mahkemenin kararının HUMK’nun 388. maddesindeki hususları taşımadığı anlaşıldığından bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Talebin ileri sürülüş biçimine göre dava ortaklar kurulu kararının iptali niteliğindedir. Bu tür davalar ancak şirket aleyhine açılabilir. Ticaret Sicil Müdürlüğü hasım gösterilerek açılan bu davanın dinlenmesi mümkün olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacıların pay sahibi oldukları limited şirket hissedarı ... davada usulüne uygun bir şekilde taraf olmamış ise de, hüküm yerinde aleyhine sonuç doğuracak şekilde karar verilmesi nedeniyle hukuki yararı bulunduğundan hükmü temyiz edebileceğinin kabulü gerekmiştir. Bu nedenle, adı geçen hissedarın temyiz talebinin kabulü ile taraf olmadığı bir davada şirketteki pay miktarının azaltılması şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/899, K. 2010/7179, 21 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama