KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/919 E., 2010/6890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Osmaniye Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı Osmaniye Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.10.2007 gün ve 2007/50-2007/455 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi fer'i müdahil vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin ..., ..., ...ve ... olduğunu, bu kişilerden ...dışındaki kişilerin aynı zamanda müvekkil şirketin de ortağı olduklarını, davalı şirketin hesaplarına usulsüz olarak 320.117,35 YTL aktarıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 11.000 YTL’nın ihtarname tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Fer’i müdahil vekili, dava sonrasında davacı şirket yönetim kurulunun çift imza ile temsil kararı aldığını, Osmaniye 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/89 esas sayılı davasında kararın iptal edildiğini ileri sürerek, adı geçen davanın bekletici mesele yapılmasını istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 17.01.2007 tarihinde vekillikten azledilmiş olmasına rağmen 18.01.2007 tarihinde dava açtığı gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
HUMK 57. maddesi hükmüne göre müdahil iltihak ettiği tarafla birlikte hareket eder. Ancak hüküm iltihak olunan tarafa muzaf olarak verilir. Mahkeme iltihak olunan tarafla müdahil arasında tahaddüs edecek hakkı rücu davasını birlikte halledebilir.
Somut olayda, dava alacak istemine ilişkin olup, ... davacı yanında fer'i müdahil durumundadır. HUMK 57 nci maddesi hükmü uyarınca, fer'i müdahilin mahkeme kararını ancak yanında bulunduğu tarafla birlikte ve o tarafın temyiz etmesi halinde temyiz yoluna başvurması mümkün olup, tek başına temyiz hakkı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/919, K. 2010/6890, 14 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama