İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/9287 K.2011/7010

Taraflar arasında görülen davada Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/03/2009 tarih ve 2006/338-2009/81 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2009/9287Karar2011/7010Tarih9 Haziran 2011Okuma5 dk · 954 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/9287 E., 2011/7010 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Haziran 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

954 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/03/2009 tarih ve 2006/338-2009/81 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, asıl davada müvekkilinin davalı şirkette %40, yabancı uyruklu olan diğer ortağın ise %60 payının bulunduğunu ve şirket anasözleşmesine göre ilk 1 yıl için müvekkilinin müdür olarak atandığını, 22.11.2004 tarihli ortaklar kurulu kararı uyarınca yabancı ortağın da müdür atandığını, ancak yabancı ortağın iyiniyetli olmadığını, müvekkilinin yurt dışında olduğu sırada dava dışı ortağın ortaklar kurulu çağrısı yaparak kararlar aldığını, kendisini müdür olarak atadığını, ibra ettiğini, menkul malları üçüncü kişilere sattığını, şirket mallarına takyidatlar koydurduğunu, diğer kararların müvekkili ortak aleyhine olduğunu,

bu nedenlerle 21.11.2005 tarihli olağanüstü ortaklar kurulu toplantısının Borçlar Kanunu 19 ve 20. maddeleri uyarınca iptalinin gerektiğini ileri sürerek, sözkonusu ortaklar kurulu kararının iptaline ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise 22.11.2004 tarihinde alınan ortaklar kurulu kararı ile davalı ...’in müdür olarak atandığını, davalı ortağın müvekkili ile aralarında çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle şirketin içini boşaltabilmek için tamamen kötüniyetli olarak anasözleşmenin idare ve temsile ilişkin sınırlamalarını gizleyerek 26.07.2005 tarihli imza sirkülerini çıkarttığını,

ayrıca davalı ortağın müdürlük sıfatının 1 yıl geçmekle sona ermiş olmasına rağmen halen şirket müdürü olarak hareket ettiğini ileri sürerek, davalının müdürlük sıfatının son bulduğunun tespitine karar verilmesini, bu husus yerinde görülmez ise TTK’nun 162. maddesi uyarınca davalının şirket müdürlüğünden azline karar verilmesini, 26.07.2005 tarihinde çıkarılan imza sirkülerine şirket anasözleşmesinin idare ve temsil maddesinin eklenmesine ve verilen kararların Ticaret Sicil Memurluğu tarafından ilanına karar verilmesini,

yargılama sırasında yapılan ıslahta ise davalı şirkete kayyım atandığı için davalının azline gerek olmadığına karar verilecek olursa kararda azil şartlarının gerçekleştiğinin belirtilmesini talep etmiştir.

Asıl dava davalısı şirket vekili, davanın üç aylık süre içinde açılmadığını, diğer ortağa da husumet yöneltilmesi gerektiğini, davacının şirketin için boşaltma eyleminden dolayı ağır ceza mahkemesinde yargılandığını, alınan kararların TTK’nun 536/3. maddesine uygun olarak alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen dava davalısı vekili, müvekkilinin Türkiye’de ikametgahının olmadığını, bu nedenle İstanbul Mahkemelerinin yetkili bulunduğunu, müvekkilinin şirket anasözleşmesini ihlal etmediğini, davacının zimmetten yargılandığını, TTK’nun 162. maddesi şartlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 21.11.2005 tarihli ortaklar kurulu toplantısının nisap yönünden yasaya uygun olduğu, toplantıda ...'in kendi oyu ile gerçekleştirdiği ibranın TTK’nun 537/3. maddesi uyarınca geçersiz olduğu, diğer kararlar yönünden ise Borçlar Kanunu’nun 19 ve 20. maddelerine dayalı olarak açılan davada üç aylık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelendiği, işbirliği olanaklarının ortadan kalktığı, yönetici davalı ortağın yetkilerini ortaklık çıkarları yerine kişisel menfaatleri yönünde kullandığı,

bu itibarla davalı şirket müdürünün müdürlükten azli için gerekli koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalı ....Şti.’nin 21.11.2005 tarihli ortaklar kurul toplantısının iptaline, birleşen davada davanın kısmen kabulü ile davalı ...’in Faltınel Tersanesi Ltd.Şti. müdürlüğünden azline, kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile 21.11.2005 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğüne ilişkin asıl davada anılan ortaklar kurulu toplantısında müdür olan ortak ... ...’in kendi oyu ile gerçekleştirdiği ibra kararının TTK’nun 537/son maddesi uyarınca geçersiz olduğu, bu konuda alınan kararın iptaline ilişkin açılacak davanın üç aylık süreye tabi olmadığı,

bu durumda anılan ortaklar kurulu toplantısında ...’in kendisini ibraya ilişkin olarak aldığı kararın geçersizliğine karar verilmesinin yerinde olmasına göre asıl davada davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının, birleşen dava davalısı ... ...’in ise birleşen davaya yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Asıl dava, davalı şirketin 21.11.2005 tarihli olağanüstü ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların Borçlar Kanunu’nun 19 ve 20. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece anılan ortaklar kurulu toplantısında alınan tüm kararların anılan maddeler uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de ortak müdür ... ...’in TTK’nun 537/son maddesine aykırı şekilde aldığı ibra kararı dışındaki kararların hangi nedenle Borçlar Kanunu 19 ve 20. maddelerine aykırı olduğu hususu gerekçelendirilmemiştir.Limited şirket ortaklar kurulu kararlarının iptali konusunda TTK’nun 536/4. maddesindeki atıf uyarınca aynı Kanun’un 381.

maddesi hükümleri uygulanacak olup, bu maddeye göre ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların kanun, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olması halinde bu hususlara dayalı olarak açılacak iptal davalarının toplantı tarihinden itibaren 3 aylık süre içinde açılması gerekmektedir.Ancak, alınan kararların geçersizliği sonucunu doğuracak yasaya ve hukuka aykırılıkların ileri sürülmesi 3 aylık süre ile sınırlı bulunmamaktadır.Kanunda açık olarak geçersizlik nedenleri olarak düzenlenen hususlarla,

toplantı ve karar nisabına uyulmamış olması ile Borçlar Kanunu 19 ve 20. maddelerine aykırılık hallerinde alınan kararların geçersizliğinin üç aylık süre ile bağlı olmaksızın ileri sürülmesi mümkün olup, mahkemece iptal ve geçersizlik iddialarının her somut olayda olayın özellikleri nazara alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.Bu durumda davaya konu ortaklar kurulu toplantısına karşı iptal davasının açılabileceği üç aylık süre geçirildikten sonra açılan asıl davada ...’in ibrasına ilişkin olarak alınan karar dışındaki diğer kararların ne şekilde Borçlar Kanunu 19 ve 20. maddelerine aykırılık oluşturduğunun karar yerinde tartışılarak,

denetime elverişli şekilde gerekçelendirilmesi gerekirken bu konuda bir gerekçeye yer verilmeden toplantıda alınan tüm kararların iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı şirket vekilinin diğer, birleşen davada ise davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davada verilen kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen kararın açıklanan nedenlerle davalı şirket yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde davalı ....Şti'ne ödenmesine, 09/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9287, K. 2011/7010, 9 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/9287
Karar No
2011/7010
Tarih
9 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/9289 K.2011/8143
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/9290 K.2011/7746
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/9291 K.2011/7653
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/9293 K.2011/7747
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/9294 K.2011/8091
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/9296 K.2011/8154

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.