KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9519 E., 2011/1997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
818 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/05/2009 tarih ve 2003/540-2009/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar Öz Artvin Expres Ltd. Şti., ... ve ... A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...ne otobüs zorunlu koltuk sigorta poliçesi ile sigortalı otobüste yolcu olarak bulunan müvekkilinin, diğer davalıların maliki, işleteni ve sürücüsü bulunduğu otobüsün başka bir kamyona çarpması sonucu ağır yaralandığını, bacağında kırıklar oluştuğunu, platin takıldığını, uzun süre tedavi gördüğünü, maluliyetinin devam ettiğini, yargılama sırasında alınacak rapor ile belli olacağını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 400.000.000TL tedavi harcaması,
işten uzak kalma karşılığı 50.000.000TL ve işgücünü daimi olarak kaybetmesi karşılığı ya da müstakbel gelir kaybı nedeni ile 100.000.000TL olmak üzere toplam 550.000.000.TL maddi, 5.000.000.000.TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslahla 102.286,74YTL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, işten uzak kalma ve müstakbel gelir kaybının teminat dışı olduğunu savunmuştur. Davalılar Öz Artvin Ekspres Ltd. Şti., ... ve ... vekili, davacının 40 nolu koltukta misafir yolcu olduğunu, ücret ödemediğini, kazadan kısa bir süre önce sürücünün uyarılarına rağmen hostes koltuğuna oturarak sigara içtiğini, yaralanmasına kendisinin sebebiyet verdiğini, müvekkillerinin kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...’ün %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü, işleten ve araç malikinin davacının misafir bileti ile yolculuk yaptığını ve ücret ödemediğini ileri sürmesine rağmen davacı tarafın biletini ibraz edemediği, davalı tanıklarının bu durumu teyit ettiği, davacının ücretsiz olarak hatır taşıması şeklinde taşındığı, davacının kaza nedeniyle maluliyet oranın %45,2 oranında olduğu, davacının malul kalması nedeniyle mahrum kalacağı gelirden dolayı 101.736,74 YTL talep edildiği,
iş gücü kaybından dolayı mahrum kalınan gelirden dolayı uğranılan zararlar teminat dışı olduğu için davalı ... şirketinin sorumlu tutulamayacağı, davacının kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığı, ancak hostes koltuğuna geçerek zararın artmasına neden olduğu,
vücudunun sol tarafının kısa kaldığı dikkate alınarak %50 oranında hatır indirimi yapılmasının uygun olduğu gerekçesiyle tedavi gideri ve geçici iş göremezlik talebi atiye terk edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... şirketi yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davalarının reddine, maluliyet nedeniyle açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.868,37 YTL’nin davacının emekli olduğu 19.02.2004 itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılar Öz Artvin Ekspres Ltd.
Şti., ... ve ...’ten müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.000,00 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Öz Artvin Ekspres Ltd. Şti., ... ve ...’ten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar Öz Artvin Ekspres Ltd. Şti., ... ve ... vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mümeyyiz davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı vekilinin temyiz isteminin incelemesine gelince; dava, davalıların işleten, malik, sürücü ve otobüs zorunlu koltuk sigortacısı olduğu araçta yolcu olarak bulunan davacının meydana gelen kazada yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde ve yargılama sırasındaki açıklamalarında meydana gelen kazada müvekkilinin daimi şekilde yaralandığını ileri sürerek, müvekkilinin daimi malul kalması nedeniyle 101.736,74 TL’nin tahsilini talep etmiştir. Adli Tıp Kurumu raporunda davacının maluliyet oranın %45,2 oranında olduğu bildirilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davacının maddi tazminat talebinin daimi sakatlık nedenine dayandığının kabulü ile Otobüs Zorunlu Koltuk Sigortası Genel Şartları’nın 6/B maddesi de nazara alınarak davalı ... şirketinin de sorumluluğuna hükmetmek gerekirken iş gücü kaybından dolayı mahrum kalınan gelirin teminat dışı olduğu ve davalı ... şirketinin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle anılan davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Diğer yandan mahkemece, davacının misafir bileti ile yolculuk yaptığı, ücret ödemediği, davacının ücret ödediğini iddia ve ispat edemeyip bilet ibraz edemediği gerekçesiyle olayın hatır taşımasından kaynaklandığı kabul edilmiştir. Kabul şekli bakımından, zarar hatır taşımasından kaynaklansa da davacı yararına hükmedilecek tazminattan %50 oranında indirim yapılması, hatır için karşılıksız taşıma müessesesinin niteliğine ve olayın özelliklerine uygun değildir. Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına hükmedilecek tazminat miktarından hatır taşıması nedeniyle daha makul oranda bir indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.
4-Ayrıca, mahkemece davalı ... şirketi ve diğer davalıların durumu ayrı ayrı dikkate alınarak temerrüt faizi başlangıcının haksız fiil hükümleri ve Otobüs Zorunlu Koltuk Sigortası Genel Şartları’nın 17.maddesine göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde “davacının emekli olduğu tarihten itibaren” temerrüt faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9519, K. 2011/1997, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama