KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/954 E., 2010/6920 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.10.2008 tarih ve 2008/280-2008/309 sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile fer'i müdahele talep eden tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 12.680 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin lehtarı, davalının ise borçlusu olduğu bononun davalı hakkında başlatılan icra takibi sırasında stajyer avukat tarafından kaybedildiğini, daha sonra bononun davalının elinde olduğunun öğrenildiğini, davalının müvekkiline ödeme yapmadan bonoyu ele geçirmesinde kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, bononun davalıdan istirdatını talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalının bonoyu kötüniyetli olarak iktisap ettiğinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile feri müdahale talep eden temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının lehtarı olduğu bononun kaybolduğu iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
Somut olayda mahkemece, davalının keşide ettiği ve davacının lehtarı olduğu 11.850 YTL bedelli bononun davacı vekilinin stajyeri tarafından kaybedildiği ve bir şekilde bonoyu bulan kişilerin davalıdan bono bedelini tahsil ettikleri, davalının kötüniyetli olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği,
keşide ettiği bonoyu kendisine sunan ve bedelini talep eden kişilere ödeme yaparak bononun geri alınmasında davalının kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacının gerek polis ve gerekse savcılık ifadesinde “bononun elinde olduğunu söyleyen kişilerin kendisini telefon ile aradıklarını ve bu kişiler ile bir çay bahçesinde buluştuğunu, kendisinden 16.000 YTL para istediklerini ve pazarlık sonucu 7.500 YTL’ye anlaşarak bu parayı verip bonoyu aldığını” beyan etmesi karşısında,
davalının lehtarın cirosu olmayan 11.850 YTL bedelli bonoyu yetkili olmayan kişilerden pazarlık sonucu 7.500 YTL vererek devralmasında davalının iyiniyetli olduğundan sözetmek mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı yorum ile yazılı şekilde hüküm tesis doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Fer’i müdahale talebinde bulunan ..., davacı vekilinin stajyeri olarak bono hakkında takip bağlattığı sırada bizzat bonoyu kaybettiğini iddia etmesi nedeniyle, işbu davada verilecek kararın fer’i müdahale talebinde bulunan ...’ın hukuki menfaatini de etkileyecek olması karşısında, fer’i müdahale talebinde bulunan ...’ın kararı temyiz hakkı bulunduğunun kabulü ile, feri müdahale talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle feri müdahale talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre feri müdahale talep edenin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdi gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/954, K. 2010/6920, 15 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama