KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9772 E., 2011/3232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.06.2008 tarih ve 2005/518 - 2008/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin dava dışı Halk Bankası Ostim Şubesi'nden kredi kullandığını, müvekkilinin de garanti/kefalet taahhütnamesine istinaden bankaya garanti/ kefalet verdiğini, davalının krediden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle dava dışı banka ile müvekkili arasında düzenlenen protokol uyarınca 27.000 TL'nın banka tarafından müvekkilinden tahsil edildiğini, müvekkilinin davalıya ihtarname göndererek borcun tediyesini istediğini, davalının ödemede bulunmaması üzerine icra takibi yaptıklarını, davalının faize ve oranına itiraz ettiğini,
Garanti/Kefalet Taahhütnamesi'nin 5. maddesi uyarınca hesaplanan faiz miktarının talep edildiğini, davalı tarafın takip borcunu kabul ettiğini ileri sürerek, 6.048 TL faiz alacağı ile asıl alacak olan 27.000 TL'ye işleyecek % 120 faiz alacağının borçludan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davacı tarafından dava dışı bankaya yapılan ödemeden önce kendilerine bilgi verilmediğini, bankaya vadesi gelmiş borçlarının bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, talep edilen alacağın nasıl hesaplandığının açıkça belirtilmediğini, ödenmeyen bir borç var ise, öncelikle bu borcun teminatı olan taşınır veya taşınmaz ipoteklerinin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmasının gerektiğini, bu şekilde borcun karşılanamaması halinde davacının ödemede bulunabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı Halk Bankası'nın davalıya kredi kullandırdığı, davacının bu krediye garanti/kefalet verdiği, davalı ve kefillerin davacı lehine imzaladıkları taahhütnamenin 5. maddesinde davalı için Halk Bankası'nın akdi ve temerrüt faiz oranlarının uygulanacağının belirtildiği, ana para borcu olan 27.000 TL'nın 20.08.1998 tarihinde davacıdan tahsil edildiği, davalının davacı yanca yapılan icra takibinden önce temerrütünün olmadığı, bu nedenle takip tarihinden öncesi için temerrüt faizi alacağının bulunmadığı,
davacının ödeme tarihinden takip tarihine kadar akdi faiz isteyebileceği, davacının dava dilekçesinde takip tarihine kadar işlemiş faiz oranının % 75 olduğunu belirtmek suretiyle talebini sınırladığını, buna göre istenebilecek faiz alacağının 4.162,50 TL olduğu, kredi garanti taahhütnamesine istinaden Halk Bankası'nca takip tarihi itibariyle uygulanan temerrüt faiz oranının yılık % 120 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.162,50 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Ankara 9.İcra Müdürlüğü'nün 1998/5947 sayılı takip dosyasındaki asıl alacağa uygulanması gereken temerrüt faizinin yıllık % 120 olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9772, K. 2011/3232, 22 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama