KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/979 E., 2010/6531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Akhisar 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.09.2006 tarih ve 2006/63 - 2006/489 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankadan, dava dışı kooperatifçe ortaklarına verilmek üzere kredi alındığını, ancak borcun geri ödenmemesi nedeniyle kooperatifçe davalı ortakların borç senetlerinin müvekkiline temlik edildiğini, buna göre davalıların toplam 9.902,00 TL borçlarının bulunduğunu ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin bankaya karşı sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, işlemiş faiz alacağının görevde dikkate alınamayacağı ve buna göre davanın sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği gerekçeleriyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 9.902,00 TL kredi alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak, davanın dayanağını oluşturan müşterek ve müteselsil borç senedinin 1 ve 2. maddelerinde borç alınan tutar ile bu borca eklenecek senette belirtilen giderlerin hesaba borç yazıldığı tarihten itibaren yıl sonuna ve ayrıca yıl başından vade tarihine kadar geçen günler için belirtilen faiz oranından hesap ve kapitalize edilerek faizi ile birlikte kooperatife veya senedin temliki halinde temlik alan davacı ...'na ödeneceği kararlaştırılmıştır. TTK’nun 8/3. maddesi uyarınca böyle bir düzenlemenin tarafları bağlayacağı kuşkusuzdur.
O halde, davaya konu alacağın faiz alacağına ilişkin kısmının HUMK'nun 1/2. maddesi kapsamında görevin belirlenmesinde dikkate alınmayacak olan temerrüt faizi niteliğinde bulunmayıp,yasa ve sözleşme hükümlerine göre açıklanan dönemlerin sonunda ana paraya dönüşmüş asıl alacak olduğunun gözetilerek mahkemenin davada görevli bulunduğunun kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken,yazılı gerekçe ile sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/979, K. 2010/6531, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama