KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9819 E., 2011/1979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kartal 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/04/2009 tarih ve 2008/567-2009/339 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dilekçesinde işyeri olarak kullanılan sigortalı mahalde 26.03.2006 tarihinde davalının dairesinden akan sular nedeniyle maddi hasar meydana geldiğini, yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde müvekkili şirket tarafından 2.425,00 TL tutarındaki tazminatın 21.06.2006 tarihinde sigortalıya ödendiğini, bu nedenle TTK’nun 1301. maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduklarını, olayda davalı ...’in tümüyle kusurlu olduğunu ileri sürerek 2.450,00 TL’nın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde eksik ve hatalı ekspertiz raporuna göre dava açıldığını, hasarın, davadışı sigortalı Üçel Ltd. Şti.’nin sahibi A.Hakan Dicle’ye ait (9) nolu dairenin banyo ve tuvaletinden sigortalı mahalle sızan sular nedeniyle oluştuğunu, bu nedenle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, öte yandan TTK’nun 1268. maddesine göre hasarın meydana geldiği tarihten itibaren dava tarihine değin iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, TTK’nun 1268. maddesi uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, sigorta ettiren ile sigortacı arasında kurulan sigorta ilişkisine dayalı olmayıp, haksız eylem hukuki nedenine dayalı olarak zarar sorumlusundan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Bu durumda, 17.01.1972 tarih ve 1970/2 esas, 1972/1 karar sayılı İBK uyarınca, bu tür davalarda zamanaşımı, selefin zarar sorumlusuna karşı açacağı davanın zamanaşımı süresine, bir diğer söyleyişle BK’nun 60. maddesinde belirtilen bir yıllık süreye tabidir. Bu itibarla, mahkemenin TTK’nun 1268. maddesine dayalı gerekçesi yerinde değildir. Ancak,
davacının sigortalısının (selefin), zararı ve zarar sorumlusunu, yapacağı basit bir araştırma ile olay tarihinde ve hemen ertesindeki kısa zaman diliminde öğrenmiş olduğunun ve buna göre zamanaşımı süresinin olay tarihinden itibaren başladığının kabulü gerekir. Davacının, daha önce bir başka kişi aleyhine dava açmış olması bu kabule etkili değildir. Bu halde, olay tarihi ile dava tarihi arasında ise bir yıllık zamanaşımı süresinin fazlasıyla geçmiş olduğu anlaşılmakla sonucu itibariyle doğru olan yerel mahkeme kararının açıklanan işbu değişik gerekçe doğrultusunda onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9819, K. 2011/1979, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama