KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/9847 E., 2011/2607 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/05/2009 tarih ve 2008/365-2009/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "SARP HAVACILIK+Şekil" ibaresinin 12, 37, 39 ve 43. sınıflarda marka olarak tescili için yaptığı başvurunun, davalı TPE Markalar Dairesince diğer davalının “ S+SARP+Şekil” markası gerekçe gösterilerek 556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi uyarınca 37, 39 ve 43. sınıfa dahil bir kısım hizmetler yönünden reddine karşı yaptıkları itirazın en son YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkilinin "SARP" ibaresini tescil talebinden önce, kullanmak suretiyle ayırt edici ve tanınmış hale getirdiğini, markalar arasında KHK'nin 7/1-b bendi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürek, YİDK kararının iptaline ve reddedilen sınıflar yönünden tescilin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili,davacının başvurusu ile davalı markası arasında KHK’nin 7/1-b bendi anlamında benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, "SARP" markasının müvekkili adına tescilli olduğu gibi müvekkili tarafından kurulan şirketin ticaret unvanının da ayırt edici unsuru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının başvurusu ile davalının tescilli markası arasında reddedilen sınıflar yönünden 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, KHK'nin 7/son maddesinde 22.06.2004 tarih ve 5194 sayılı yasa ile yapılan değişiklik ile 7/1-b bendine yapılan atıf kaldırıldığından ve davacı başvurusu bu değişiklikten sonra gerçekleştiğinden önceye dayalı kullanımın kanıtlanmasıyla anılan mutlak ret nedeninin aşılması olanağı bulunmadığı ve davalı ...'in tescil işlemleri sırasında itiraz etmediği gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden husumet, diğer davalı yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/9847, K. 2011/2607, 14 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama