KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10111 E., 2012/1842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.05.2010 tarih ve 2009/368 - 2010/216 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ülkemizin en köklü fuarcılık kuruluşu olduğunu, bu sektörde yetiştirip üst düzeye getirdiği çalışanlardan ikisinin davacı şirketten istifa ederek yeni kurulmuş olan davalı şirkette genel müdür yardımcılığı ve satış grubu yöneticiliği görevlerini üstlendiklerini, müvekkili şirketten öğrendikleri bilgi ve şirket sırlarını haksız şekilde davalı şirkete aktardıklarını, davalının davacı ...'ın yapageldiği fuarları taklit edip onu kötüleyerek davacıya zarar verdiklerini, davalının,
müvekkilinin uzun yıllardan beri düzenlediği "MUDER Mutfak & Banyo Mobilya ve Donanımları Fuarı"nı ve tescilli markasını haksız olarak kullandığını, "MUDER İSTANBUL 2009 Mutfak-Banyo ve Ankastre Cihaz Fuarı-Mutfak Fuarı Artık Yeşilköy'de" ilanları ile fuar düzenlemeye griştiğini, "MUDER" ibaresinin müvekkili şirket adına tescilli olması ve davalının ilk defa bu konuda fuar düzenlemesi nedeniyle "MUDER Artık Yeşilköy'de" ibaresinin kullanılmasının haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine,
100.000 TL manevi ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 400.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, mahkeme kararının yayın yoluyla duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 556 sayılı KHK'nin 9. maddesinin 1.fıkrasında markanın haksız kullanılmasının, 2.fıkrasında ise bunun yasaklanması hallerinin düzenlendiği, anılan KHK'da görevli olduğundan bahsedilen ihtisas mahkemelerinin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturan kısmı ile ilgili olarak 556 sayılı KHK hükümlerine aykırılık nedeniyle ayrı bir dava açıldığını belirtmiş, işbu davada ise davalının marka hakkı ihlali dışında kalan ve TTK'nun 57/5 ve 58. maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturan eylemleri nedeniyle, haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Bu halde uyuşmazlık Mahkemenin görevi dahilinde bulunmakta olup, davaya bakmanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevine girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10111, K. 2012/1842, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama