KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10191 E., 2012/1834 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2010 tarih ve 2007/461-2010/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı Banka'nın Bodrum/Karga Şubesindeki hesabında bulunan 4.996 TL'nin 16.04.2007 tarihinde internet yoluyla başka bir şubesinde bulunan hesaba aktarılarak ATM kanalı ile çekildiğini, zarardan bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 4.996 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kusurlu olduğuna dair delil bulunmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, olay nedeniyle kişilik haklarına saldırı niteliğinde manevi zararı bulunmadığından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
4822 sayılı Kanun'la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/e maddesinde tüketicinin "Mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3 (h) bendinde tüketici işleminin "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemin" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birinin oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, davacının internet şifresi kullanarak hesabından para çekildiğinin iddia edilmiş olmasına ve bu işlemin TTK'nun 4. maddesi gereğince ticari iş niteliği bulunmasına göre, 4077 sayılı yasa kapsamında kalan tüketiciden ve bir tüketici işleminden söz etme imkanı bulunmaması nedeniyle, davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılması gerekirken, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10191, K. 2012/1834, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama