KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10266 E., 2012/13819 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/06/2009 tarih ve 2007/261-2009/352 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/09/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen 18.12.2003 tarihli albüm yapım ve menajerlik sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini, bu haksız fesih nedeniyle sözleşmeyle kararlaştırılan cezai şart bedeli ile uğranılan maddi zararın tazmini için dava açtıklarını, sözkonusu davanın açılması sonrasında davalının 16.02.2007 tarihli Takvim Gazetesine ait Saklambaç ekinin birinci sayfasında müvekkilleri için “Onlar bu işi yapamıyor, müzik kariyerimin yükselişindeyken önümü kestiler” şeklinde beyanda bulunduğunu ve haberde adı geçen sanatçıların müvekkili şirketi bırakıp gittiklerini iddia ettiğini,
davalının beyan ve iddialarının gerçek olmadığını, sözkonusu beyanların müvekkillerinin manevi bütünlük ve iktisadi menfaatlerini zarara uğrattığını ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, şimdilik müvekkili ... ve şirket yönünden ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi, müvekkili Ahmet için 50.000,00 TL, şirket için ise 40.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, müvekkili şirket yönünden davalının haksız rekabete neden olan eylemlerinin tespitine, önlenmesine ve her şekilde men’i ile mahkeme hükmünün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu ifade ve beyanların müvekkili tarafından söylenmediğini, yayınlanan gazete haberinden müvekkilinin bilgisi olmadığını, ayrıca davaya konu ifadelerde herhangi bir hukuka aykırılık ile davacıya maddi ve manevi zarar verici bir yön bulunmadığını, davacının taleplerinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu haberin davalıya atfının mutlak şekilde kabulünün mümkün olmadığı, davalıya atfedilse dahi davaya konu beyanların TTK 57. maddesi anlamında kötüleme olarak kabul edilemeyeceği, maddi ve manevi tazminat koşullarının da gerçekleşmediği davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10266, K. 2012/13819, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama