KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10329 E., 2012/13866 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
913 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/02/2010 tarih ve 2008/74-2010/14 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı karşı davalı vekili ve davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/09/2012 günü hazır bulunan davalı karşı davacı vekili Av. ... ile davacı karşı davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı ve karşı davalı vekili, müvekkilinin 1988’den beri peyzaj, planlama, inşaat ve sanayi sektöründe faaliyet gösterdiğini, “Kardelen” ibaresini, başta Ege Bölgesi olmak üzere, tüm Türkiye’de kullanıp tanıttığını, davalının da adına “Kardelen Çiçekevi+şekil” ibareli markayı tescil ettirdiğini, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini ve müşterilerin yanılıp, firmaları karıştırabildiklerini, davalının müvekkilin gerçek ve üstün hak sahibi oluşunu bildiği halde, kötü niyetle markayı tescil ettirdiğini ileri sürerek davalının markasının hükümsüzlüğüne, yine davalının kullandığı ticaret unvanı veya işletme adının terkin edilmesini, hükmün tirajı en fazla olan gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve karşı davacı vekili, müvekkili şirketin, 1990 yılından beri çiçekçilik ve peyzaj alanında faaliyet gösteren “Kardelen Çiçekevi” işletmesinin sahibi olduğunu, faaliyetlerinin aralıksız süregeldiğini, müvekkilinin, 1993 yılında İnterflora Çiçekçiler Derneği’ne üye olmaya hak kazandığını, daha sonra 24.07.2002 yılında “Kardelen” markasını, kendi adına tescil ettirdiğini, davacı-karşı davalının da durumu çok uzun süredir bildiğini, çeşitli etkinlikler ve fuarlarda bir araya geldiklerini,
markanın kullanılmaması için davalı-karşı davacıya Karşıyaka 5. Noterliği’nin 17.04.2008 tarihli ve 08318 yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ettiklerini, karşı tarafın tanınmış marka iddiasının asılsız olduğunu, müvekkiline ait marka hakkını bedelsiz elde etmeye çalıştığını savunarak davanın reddini talep etmiş, karşı davasında ise, müvekkilinin marka hakkına davacı-karşı davalı tarafından yapılan tecavüzün durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi ve 6.000 TL manevi olmak üzere toplam 7.000 TL tazminatın, ihtar tarihinden itibaren faizi ile birlikte davacı- karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı-karşı davacının ticaret unvanı tescili bulunmadığı, “Kardelen Çiçekevi” işletme adını kullandığı, davacı-karşı davalı şirketin ticaret unvanının 02.10.1992 tarihinde tescil edildiği, yine davacı- karşı davalı şirket ortaklarından Nuran Mercan’ın ilk kez 05.10.1988 yılında peyzaj işi yapan işyeri açtığını ve işyerinin ticaret unvanının 27.09.1990 tarihinde “Kardelen Peyzaj Planlama – Nuran Mercan” olarak değiştiğini, Ticaret Sicil Gazetesi’nde bu değişikliğin 09.01.1991 tarihinde yayınlandığı, şirketin ise daha sonra 02.10.1992’de kurulduğu,
bu durumda davacı tüzel kişiliğin ticaret unvanında yer alan bu ibare için ilk resmi kaydının, şirket unvan tescil tarihi olan 1992 yılına ilişkin olduğu, önceki kullanımın ise bu şirketle organik devamlılığının tartışmaya açık olduğu, zira, Nuran Mercan’ın kişi işletmesi olarak kendi ismi ile birlikte “Kardelen” ibaresini kullanıp sicile kaydettirdiği, davacı-karşı davalının “Kardelen” ibaresini, 1992’deki tescille birlikte unvan olarak kullanmaya başladığı,
bir yandan da ticari faaliyetlerinde verdiği hizmetlerde markasal olarak kullandığı ve davalı-karşı davacı ile aynı görevde, aynı bölgede ticari faaliyetlerine devam ettiği, ibarenin markasal olarak, davalı-karşı davacının marka başvurusu yaptığı 24.07.2002 tarihinden önce markalaştırıldığı, reklâm ve tanıtım faturalarında kullanıldığı, davalı–karşı davacının ise markayı tescil ettirmek dışında, öncesinde bir markasal kullanımını gösteren kanıtlara ulaşılamadığı, İnterflora üyelik faaliyetinin markasal etkisinin bulunmadığı,
bu derneğin üyelerinin çiçeklerin pazarlanmasına ve iletilmesine aracılık ettiği ancak çiçek satışları sırasında derneğin adının öne çıktığı, üyenin adının öne çıkmadığı, dolayısıyla bu üyeliğin davalı–karşı davacıya markasal faaliyet bakımından katkı sağlamadığı, bununla birlikte davacı-karşı davalının rekabet halinde olduğu davalı-karşı davacı tarafın aynı ibareyi işletme adı olarak kullanmasına ve marka olarak tescil ettirmesine ses çıkarmadığı, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği,
unvan tescilinin terkini istemli davanın, sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığı ve karşı davanın da sabit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile asıl davada davalı-karşı davacı adına kayıtlı 2002 18614 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, davalı-karşı davacının ticaret unvanının silinmesine ilişkin davanın reddine, hükümsüzlük kararlarının ilanı mümkün olmadığından, bu yöndeki istemin de reddine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin tüm ve davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl dava, davalı-karşı davacıya ait “Kardelen Çiçekevi+şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, yine davalının kullandığı ticaret unvanı veya işletme adının terkin edilmesine karar verilmesi istemine, karşı dava ise, davalı-karşı davacı marka hakkına, davacı-karşı davalı tarafından yapılan tecavüzün durdurulmasına, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemenin kabulünde olduğu üzere “Kardelen “ ibaresini ilk kullanan davacı şirketin ortağı Nuran Mercan ise de davalı ... da 09.01.1991 tarihinden itibaren “Kardelen” ibaresini tescilsiz marka olarak kullanmış, bilahare 15.03.2004 tarihinde yaptığı faaliyet kapsamında marka olarak tescil ettirmiştir. Tescilli olan bu marka korunacaktır.
Ancak davacı-karşı davalının da peyzaj mimarlığı faaliyet alanında 1991 yılından beri kesintisiz olarak “Kardelen” ibaresini kullandığı dosya kapsamı ile anlaşılmakta olup, bu ibareyi yaptığı faaliyet alanında tescilsiz olarak kullanma hakkına sahiptir. Bu itibarla mahkemece açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10329, K. 2012/13866, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama