KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10300 E., 2012/1809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/04/2010 tarih ve 2009/777-2010/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen dava da davalı şirketin ortağı ve eski yönetim kurulu üyesi olduğunu, sonradan üyelik görevinden istifa ettiğini, 27.05.2009 tarihli genel kurulda sermayenin artırımına ilişkin karar alındığını, ancak toplantı ve karar nisabı oluşmadığını, müvekkilinin usulüne uygun olarak genel kurula çağrılmadığını, ayrıca gündemin 5. maddesi ile 29.08.2008 tarihinden önce görev yapan yönetim kurulu üyelerinin ibrası hakkında uzman kişiler veya denetim firmalarınca ek inceleme ve rapor alınmasının, yapılacak ilk genel kurul toplantısında ibra konusunun gündeme tekrar alınmasına karar verildiğini,
oysa 29.08.2008 tarihli genel kurulda zaten yönetim kurulu üyelerinin ibralarına karar verildiğini, yine 6 ve 8. maddelerde alınan kararların da geçersiz olduğunu ileri sürerek 27.05.2009 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğünün tespiti ile iptalini talep etmiş, birleşen davada ise davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, yerine yeni üye seçilmediğini, kurulun eksik olarak toplanarak 23.06.2009 tarihinde sermayenin artırılması kararı aldığını ileri sürerek, anılan yönetim kurulunda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 27.05.2009 tarihli genel kurulun 5. maddesinde ek inceleme yapıldıktan sonra yönetim kurulu üyelerinin ibrasının görüşülmesine karar verildiğini, alınan raporda usulsüzlük tespit edilmezse yönetim kurulunun ibra edileceğini, ibra konusunda karar verilmedikçe genel kurulun iptal edilemeyeceği, diğer istemlerin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının da içinde bulunduğu yönetim kurulunun 29.08.2008 tarihli genel kurulda ibra edildiği, 27.05.2009 tarihli genel kurulda alınan 5 nolu kararın ise ibranın kaldırılması niteliği taşıdığı, alınmış bir ibra kararının sonradan genel kurulda alınan başka bir kararla kaldırılamayacağı, davacının diğer istemlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl dava yönünden 27.05.2009 tarihli genel kurulun 5 nolu kararının iptaline, diğer istemlerin ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Esas :2010/10300
Karar :2012/1809
1-Davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin birleşen dosya ya yönelik temyiz istemine gelince; birleşen davanın reddine karar verildiği halde, bakiye harcın davalıdan tahsiline karar verilmesi bozmayı gerektirmiş ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10300, K. 2012/1809, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama