KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10357 E., 2012/1826 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.04.2010 tarih ve 2008/1124-2010/507 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından işyeri sigorta poliçesi ile sigortalanan işyerinin 19.02.2008 tarihinde davalının sahibi bulunduğu daireden sızan sular sebebiyle dahili su hasarına maruz kaldığını, ekspertiz sonucu 1.815,00 TL hasar bedelinin 05.03.2008 tarihinde sigortalıya ödendiğini ileri sürerek bu bedelin ödeme tarihi olan 05.03.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasardan kiracının sorumlu olabileceğini, husumetin öncelikle kiracıya yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca su sızıntısının apartmanın müşterek borusundan kaynaklandığını savunarak husumetten veya esastan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, hasarın davalıya ait dairenin banyosundaki su tesisatından kaynaklandığı, tapu kaydında davalının kat maliki olduğu, bu nedenle tazminat bedelinden sorumlu olduğu, hasarın 1.815,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1.815,00 TL tazminatın 05.03.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili istemine iliişkin olup davacı vekili, sigortalıya ödediği tazminatın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Ancak, her ne kadar davacı vekili ödeme tarihi olarak dava dilekçesinde 05.03.2008 tarihini belirtmiş ve mahkemece de bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmiş ise de; tazminat makbuzu ve ibranameye göre sigortalıya yapılan ödeme tarihinin 02.04.2008 olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi isteminde bulunmasına rağmen, davacı vekilinin talebi aşılarak ve tazminat makbuzu ile ibranameden önceki tarihten itibaren faize hükmedilmesi HUMK'un 74. maddesine aykırı olup hükmün davalı yararına bozulması gerekmekte ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK.'un 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10357, K. 2012/1826, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama