KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10401 E., 2012/1836 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.02.2012 tarih ve 2010/25-2010/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin un fabrikası işlettiğini, müvekkilinden alınan un karşılığı verilen davalı banka Gönen Şubesinde bulunan hesaptan keşide edilen çekin sahte çıktığını, keşideciye ait nüfus cüzdanı ele geçirilip üzerine kendi fotoğrafını yapıştıran kişi tarafından çek karnesi alınmak suretiyle sahte çek düzenlendiğini, davalı bankanın, müvekkilinin haksız fiil nedeniyle uğradığı zararı karşılaması gerektiğini ileri sürerek, 10.132,50 TL'nin keşide tarihi olan 30.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu işlemin Gönen Şubesinin işleminden kaynaklanması nedeniyle yetki itirazında bulunmuş, davanın esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesinde haksız fiilden sözedilmekte ise de davalı bankanın herhangi bir haksız fiilinden söz etmenin mümkün olmadığı, açılan davada genel kural olan davalının ikametgahı yer mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın Gönen Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankanın kusuru nedeniyle açılan sahte hesaptan keşide edilen çek nedeniyle uğranılan zararın davalıdan tahsiline yönelik olarak açılan tazminat davası olup, davacı ile davalı banka arasında akdi bir ilişki bulunmamaktadır. Davacı, davalının çek hesabı açarken yapması gereken araştırmaları ihmal ettiği ve bu suretle zarara uğradığını iddia ederek haksız fiil hükümlerine dayanmaktadır. Davacı, sahte hesaptan keşide edilen sahte çeki Edirne'de üçüncü kişiye sattığı unun bedeli olarak yine Edirne'de almış, zarar da burada gerçekleşmiştir. Bu nedenle dava dilekçesinin yetkisizlik kararı ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10401, K. 2012/1836, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama