KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10486 E., 2012/2387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2010 tarih ve 2007/212-2010/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin 22.08.1997 tarihinde tescil edilen “aktüel a” ibareli markanın sahibi bulunduğunu, bu markanın aynı zamanda tanınmış marka olduğunu, davalının “AKTÜELYA” markasının tescili için yaptığı başvuruya müvekkili tarafından belirtilen markasına dayalı olarak itiraz edildiğini, ancak itirazın davalı kurumca nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, TPE YİDK'nun 2007-M-5223 sayılı kararının iptaline, tescili halinde davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, başvuru konusu ibare ile davacıya ait markanın farklı sınıflara ilişkin bulunduklarını, bu nedenle müvekkili kurumca alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 08.02.2006 tarihinde "AKTÜELYA" ibaresinin marka olarak tescili istemiyle TPE’ne başvuruda bulunduğu, davacının tescilli “a aktüel” ibareli tanınmış markasına dayalı olarak söz konusu başvuruya itiraz ettiği, itirazın nihai olarak reddine karar verildiği, başvurunun eksik belgeler ibraz edilmediğinden hükümden düştüğü, asli unsurları gözetildiğinde başvuru konusu ibare ile itiraza dayanak marka arasında benzerlik olduğu, ayrıca ilişkin oldukları emtialar arasında da benzerlik bulunduğu,
diğer taraftan, davacıya ait markanın basın ve dergicilik sektörü yönünden KHK’nin 8/4 hükmü anlamında tanındığı, başvuru kapsamında yer alan hizmetler farklı sayılsa dahi tanımışlığa konu sektör ile bu hizmetlerin benzer bulunmaları dikkate alındığında, davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanması, itibarına zarar verilmesi yada ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurması ihtimalinin olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK’nun 2007-M-5223 sayılı kararının iptaline, davalının marka başvurusu hükümden düştüğünden hükümsüzlük istemiyle açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10486, K. 2012/2387, 21 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama