KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10593 E., 2012/14473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen dava
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2010/87 ESAS
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25/03/2010 tarih ve 2008/714-2010/153 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/09/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av...... ile davalılar vekili Av...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili asıl davada, müvekkillerinin murisinin çevirisini yaptığı ve telif haklarına sahip olduğu “TAOCU SEVİŞME VE SEKS” isimli eserin büyük çoğunluğunun davalılarca izin alınmaksızın ‘Tempo’ dergisinin eki olarak vermelerine dayalı 18.10.1995 tarihinde açtıkları davada lehlerine 421.897.500 TL telif ve 490.140.000 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 912.037.500 TL’na hükmedildiğini, bu paranın davalılardan 28.01.2004 tarihinde tahsil edildiğini, aradan geçen zaman dilimi nazara alındığında munzam zararlarının oluştuğunu ileri sürerek, 8.000,00 YTL’nın temerrüt faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen dava da ise asıl davadaki gerekçelerle 111.000,42 TL'nın 28.01.2004 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsili istemiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, munzam zarar sorumluluğunun kusur sorumluluğu olduğu, BK'nun 105. maddesinde benimsenen kusur karinesinde aranan kusurun, zararın doğmasına yol açan kusur değil, temerrüde düşmekte var olan borçlunun kusuru olduğu, davacının zararını isbat yükümünü ifa ettiği, davacı tarafın munzam zarar miktarının değerler ortalaması ile 120.164,79 TL olarak bulunduğu, bu miktarın BK'nun 43. maddesi çerçevesinde değerlendirmeye tabi tutulmasının da zorunlu olduğu, bu miktardan B.K. 43. maddesi uyarınca ve takdiren % 30 oranında indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile asıl davadaki hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Birleşen davaya yönelik olarak taraf vekilerinin temyizine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm davalılar vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Ancak, birleşen davada davacılar vekilince dava konusu miktarın reeskont faizi ile tahsili talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece hüküm altına alınan miktara avans faiz oranı uygulanmak suretiyle yazılı şekilde talepten fazlasına karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece, davacı tarafın talebiyle bağlı kalınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemden fazlasına karar verilmesi doğru değil ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden davalı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10593, K. 2012/14473, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama