KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10660 E., 2012/2222 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Vezirköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2009 tarih ve 2009/8-2009/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının açtığı ihaleyi kazanan müvekkili ile davalı ... arasında, Vezirköprü Samsun arası yolcu taşımacılığına ilişkin olarak 09.07.2007 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşmeye güvenerek kredi çektiğini ve araç satın aldığını, ancak davalı idarenin UKOME alt komisyonunun 13.12.2007 tarihli kararını ve mücbir sebep şartının gerçekleştiğini gerekçe göstererek ihaleyi feshettiğini, müvekkilinin fesih nedeniyle aracını düşük fiyata satmak zorunda kaldığını ve sözleşme süresi içinde elde edeceği gelir yönünden kayba uğradığını ileri sürerek, 8.000,00 TL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin kamu hizmetine ilişkin olup, idari nitelik taşıdığını, idare mahkemelerinin görevli olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu idari sözleşmeden kaynaklanan ihtilaflarda idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Mahkemece, sözleşmenin kamu hizmetine ilişkin olup, idari nitelik taşıdığından uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiği sonucuna varılmıştır. Oysa, taraflar arasında TTK hükümlerine tabi bir taşıma sözleşme ilişkisi kurulmuştur. Açılan dava Belediye’nin tek yanlı bir idari tasarrufu veya işleminin iptaline ilişkin olmayıp, taşıma sözleşmesinin feshedilmesinden doğan zararın tazminine ilişkindir. Böyle bir uyuşmazlığın çözüm yeri adli yargıdır. Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2) Kabule göre, kararın görevsizlik niteliğinde olmamasına rağmen, görevsizlik kararı olarak nitelendirilerek, kararın kesinleştiği tarihten itibaren 10 gün içinde mahkemeye veya görevli ve yetkili Samsun İdare Mahkemesine başvurularak davalıya tebligat yaptırılması gerektiği, aksi halde davanın açılmamış sayılacağına dair karar tesisi de doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10660, K. 2012/2222, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama