KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10752 E., 2012/2556 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2009 tarih ve 2008/22-2009/643 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankanın Ostim şubesindeki hesabından bilgisi ve isteği dışında internet bankacılığı yoluyla İzzet Özkan adlı şahsın hesabına 9.750,00 TL EFT yapıldığını, olay sebebiyle Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarını ileri sürerek, 9.750,00 TL nin olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, zararın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almadığı, mevcut olduğunu bildirdiği güvenlik sistemini ve güvenlik çemberini müşterinin inisiyatifine bıraktığı, müşterinin ise güvenlik sağlayıcı ek tedbirleri almadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı bankanın %80 oranındaki kusuruna tekabül eden 7.800,00 TL nin paranın hesaptan çekildiği 15/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hükmü temyiz eden davacı vekiline mahkeme ilamı 10/03/2010 günü, davalı vekilinin temyiz dilekçesi ise 08/04/2010 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm davacı vekili tarafından gerek HUMK'un 432/1. maddesinde yazılı 15 günlük süre gerekse HUMK'un 433/2. maddesinde öngörülen 10 günlük katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 22/04/2010 tarihinde temyiz edilmiştir. HUMK’un 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
.../...
2010/10752 2012/2556
S.2
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacı Davalı · 21,15 H 463,30H · 17,15 PH 106,00P · 04,00 BK 357,30BH · 19.03.2012-YK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10752, K. 2012/2556, 22 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama