KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10774 E., 2012/4217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen dava
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2006/591 E-2007/13 K
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/06/2009 tarih ve 2005/112-2009/349 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından 01.11.2004 tarihinde 2003 yılına ait slot ihlal faturalarının düzenlenerek müvekkiline gönderildiğini, bu faturalardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, 2003 yılı slot ihlalleri ile ilgili 2004 yılı sonunda fatura kesilmesinin işin doğasına uygun düşmediğini, müvekkilinin temsilcisi olduğu hava yolu şirketleri ile 2003 yılı sonunda hesaplarını sonuçlandırdığını, bunlardan Lat Charter ve Sayak Hat şirketleri ile çalışmalarının da sona erdiğini, temsilcilik ilişkisi sona eren Lat Charter firmasının 2003 yılı slot ihlal cezasının da müvekkiline fatura edildiğini,
ayrıca müvekkilinin slot ihlali yaptığı iddia edilen hava yolu şirketlerinin hiçbirinin Türkiye genel temsilcisi olmadığını, bu şirketler ile sefer bazında çalıştıklarını ileri sürerek, toplam 103.634 EURO bedelindeki faturalardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teftiş kurulu başkanlığınca yapılan incelemeler sonucunda 2003 yılında slotunu ihlal eden bazı şirketlerden slot ücretlerinin alınmadığının tespit edildiğini, bu doğrultuda ücret tarifesince tahakkuk ettirilen slot ihlal bedellerinin ilgili firmalardan talep edildiğini, dava konusu faturalar ile aynı mahiyette olan ve döneminde tahakkuk ettirilen faturaların davacının da arasında bulunduğu şirketler tarafından ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla slot ihlalinden kaynaklanan 8.644,32 TL'nın 12.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu edilen faturaların bir kısmında zamlı konaklama ücretlerinin fazla olarak belirlendiği, her ne kadar bir kısım faturalarda da eksik ücret tahakkuk ettirilmiş ise de HUMK 74. maddesi uyarınca taleple bağlı kalındığı, birleşen dava yönünden davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davacıdan talep edilen 103.634 EURO'nun 23.225,5 EURO'luk kısmından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 8.644,32 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı birleşen dosyada davacı vekilinin tüm, davacı birleşen dosyada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl dava, slot ihlal ücretlerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti, birleşen dava ise slot ihlal ücretinin tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulmuş ise de, söz konusu rapor Yargıtay denetime açık olmadığı gibi davacının söz konusu raporda hesaplamaya dahil edilen bir kısım uçuşlar için kendisinin yetkili bulunmadığı iddiası da değerlendirilmemiştir.
O halde, mahkemece, davacı vekilinin bilirkişi raporlarına yaptığı ciddi itirazlar ile 30.10.2007 tarihli dilekçesindeki açıklamalar da gözetilerek, yeni bir bilirkişi heyetinden Yargıtay denetimine elverişli, davaya konu faturaların ilişkin bulunduğu her bir uçuş yönünden davacının yetkili bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı açıklama içeren bir rapor alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10774, K. 2012/4217, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama