KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11093 E., 2012/2326 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av....
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/04/2010 tarih ve 2008/758-2010/154 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi C......... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin nakliye işlerini yaptığını, Gaziantep'ten Mersin'e rakı sevki yapılan şişelerin ambarlara indirilmesi sırasında 240 şişenin sahte çıkması üzerine davalıyla sözleşmenin fesh edildiğini ve teminat mektuplarının irat kaydedildiğini, davalının teminatların çözdürülmesini önlemek için tedbir kararı aldırdığını, davalı tarafından açılan muarazanın önlenmesi ve teminatların nakde tahvilini önlenmesi davasının kesinleşmesiyle tedbir kararının kendiliğinden kalktığını, tedbir nedeniyle bankadan tahsili kabil olmadığı ve davalının kusuru nedeniyle alacağa geç kavuşma nedeniyle sözleşmenin fesih tarihinden itibaren faiz alacaklarının oluştuğunu ileri sürerek 46.658,59 TL kurum zararının avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teminat mektubunun ihale gereği verildiğinden davacının zararının bulunmadığını, teminat mektubunu nakde çevirme ve mektup nedeni ile faiz talep etme hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, BK 113/2 maddesine göre faiz hakkının saklı tutulmamasından dolayı istemde bulunulamayacağı ileri sürülmüşse de davacının 28.11.2008 günlü yazısı ile alacağa geç kavuşma nedeniyle sözleşmenin feshi olan 29.03.2001 tarihinde toplam 46.658.59 TL faiz alacağının oluştuğu ve bunun hesaba yatırılmasını isteyerek ihtaratta bulunduğu anlaşıldığından bilirkişilerin faiz alacağı saklı tutmadıkları görüşüne itibar edilmediği, alacağın faiz alacağı olduğu ve faize faiz yürütülemeyeceği gerekçesiyle 46.560.25 TL'nin davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
./...
2010/11093 2012/2326
S2
Davalı Davacı · 2.765.25 H 21.15 H · 691.40 P 17.15 P · 2.074,25 BH 04.00 BH 21.02.2012 HŞ
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11093, K. 2012/2326, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama