KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1121 E., 2011/10883 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
... olarak görülen davada İzmir 15. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2009 tarih ve 2009/250-2009/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, hamili olduğu 30.01.2010 keşide tarihli 1.400 TL bedelli, 31.12.2009 keşide tarihli 600 TL bedelli, 31.03.2010 keşide tarihli 1.500 TL bedelli 3 adet çeki çaldırdığını ileri sürerek, çeklerin iptalini ve ödeme yasağı konulmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, çeklerde ödeme yerinin muhatap bankanın bulunduğu yer olduğu, 30.01.2010 keşide tarihli çekin muhatabının Çorum/Alaca ilçesinde bulunduğu, ayrıca çeklerde zorunlu unsur olan ödeme yeri, tanzim tarihinin dilekçede belirtilmediği gerekçesiyle, 30.01.2010 tarihli çek yönünden mahkemenin yetkisizliğine istek halinde tefrik edilerek ilgili mahkemeye gönderilmesine, 31.12.2009 ve 31.03.2010 tarihli çekler yönünden, kambiyo senedi vasfını taşımadıklarından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı,davacı temyiz etmiştir.
Dava, kambiyo senetlerinin iptali istemine ilişkin olup, mahkemece duruşma açılmaksızın verilen karar da dava dilekçesinde iptali talep edilen senetlerle ilgili olarak ödeme yeri, tanzim tarihi, tanzim yerinin belirtilmediği, senetlerin kambiyo vasfı taşımadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de HUMK.nun 73 ncü maddesine göre, hakim tarafları iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere uygun olarak davet etmedikçe hükmü veremez.
Bu itibarla mahkemece, davacıya duruşma günü tebliğ edilerek, kaybedildiği iddia edilen senetlerle ilgili olarak davacıdan bilgi alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1121, K. 2011/10883, 26 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama