KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11532 E., 2012/2822 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Muğla 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.06.2010 tarih ve 2010/81 - 2010/345 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 17.05.2002 tarihli poliçe ile hayat sigortası yaptırdığını, sigortalı olduğu dönemde 28 taksit prim karşılığı toplam 4.200 USD ödediğini, 17.10.2008 tarihinde sigortadan çıkış için başvuru sonrası 4.526 USD ödenmesi gerekirken 3.455 USD'nın kendisine geri verildiğini, 1.071 USD zarardan davalının ayıplı hizmet nedeniyle sorumlu olduğunu ileri sürerek, 1.071 USD karşılığı 1.619,99 TL'nın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yasa gereği stopaj kesintileri yapıldığını, bu kesintinin Büyük Mükellefler Vergi Dairesi'ne ödendiğini, muhatabın kendileri değil, Vergi Dairesi ve görevli mahkemenin Vergi Mahkemeleri olduğunu, 4077 sayılı Kanun'un 22. maddesine göre davanın süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, hayat sigortası sisteminden ayrılanlara yapılan ödemenin tamamı üzerinden Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/15. maddesi uyarınca % 15 tevkifat yapıldığı, davalının kanunun kendisine yüklediği görevi nedeniyle kesinti yaptığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1-Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Sigorta uyuşmazlıkları Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlendiğinden aynı Kanun'un 4. maddesi gereğince mutlak anlamda ticari dava niteliğindedir. Bu tür uyuşmazlıklara 4077 sayılı Kanun'un uygulanması mümkün olmadığından Tüketici Mahkemesi sıfatıyla davaya bakılarak sonuçlandırılması doğru görülmemiş, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11532, K. 2012/2822, 28 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama