KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11542 E., 2012/2531 K.·2-KOMBASSAN İnşaat Tarım Ve San.işlt.tic.a.ş.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Davalılar
- 1-KOMBASSAN HOLDİNG A.Ş.
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
3-... 4-... 5-... VEKİLİ: AV....
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.09.2009 tarih ve 2008/839 - 2009/477 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalılara yatırım amacıyla 01.04.2000 tarihinde 150.000 DM yatırdığını, kendisine "ortaklık durum belgesi" başlıklı bir belge verildiğini, parayı isteyince iade edilmediğini, davacının şirkete ortak olmasının mümkün bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 6.500 YTL'nın davalılardan tahsilini, davacı ile davalı şirket arasında kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisi olmadığının tespitini ve mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ve davalılar arasında herhangi bir hukuki ilişki olmadığını, dayanılan belgenin delil kuvvetinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, davacının Kombassan İnşaat Tarım ve San.İşlt.Tic.A.Ş.'ne para ödediği bu şirket tarafından davacıya ortaklık durum belgesi verildiği, ortak tarafından şirket aleyhine açılan davalarda HUMK'nun 17. maddesi uyarınca Konya mahkemelerinin yetkili olduğu, diğer davalıların bu davada pasif husumetlerinin bulunmadığı gerekçeleri ile yetkisizlik ve husumet yönünden red kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen ve kendisine dava dilekçesi tebliğ edilip davada taraf sıfatını almayan, ayrıca aleyhine açılmış ve birleştirilmiş bir dava bulunmayan Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri A.Ş.'nin karar başlığında davalı olarak gösterilip hakkında yetkisizlik kararı verilmesi yerine görülmemiş, bu husus re'sen gözetilerek hükmün bozulması gerekmiştir.
./...
2010/11542
2012/2531
S:2
2-Davada dolandırıcılık suretiyle davacıdan toplanan paranın ve davalı şirkete aktarıldığı, davacının davalı şirketlere ortak olmadığı iddia edilerek, davacıdan tahsil edilen paranın haksız zenginleşme hükümlerine göre iadesi istenmiş, davalı gerçek kişilerin diğer davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri olması nedeniyle şahsen de müteselsilen sorumlu oldukları iddia edilmiştir.
Davalılar vekilince, davacı ile davalılar arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığı savunulmuş, mahkemece, davacı ortak kabul edilmiş, dava, ortak-şirket arasındaki bir dava olarak nitelendirilmek suretiyle şirket bakımından yazılı şekilde sonuca gidilmiş, davalı gerçek kişiler bakımından ceza davalarının sonuçları üzerinde durulmadan, davacının iddiası yeterince değerlendirilmeden dava husumet yönünden reddedilmiştir.
Davacının dayandığı "ortaklık durum belgesi" adı altındaki fotokopi belgede, şirket unvan ve kaşesi bulunmamaktadır. Mahkemece, davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, davacının kimden hisse devir alarak ortak olduğu, hisse devredenin ortaklık sıfatı bulunup bulunmadığı incelenerek, davacının davalı şirketlere ortak olup olmadığı tespit edilmelidir. Bu inceleme yapılmadan davacının şirket ortağı olduğu kabul edilerek buna dayalı hüküm tesisi eksik incelemeye dayalıdır.
Şirket yöneticileri hakkında, nitelikli dolandırıcılık ve cürüm işlemek için teşekkül oluşturma suçundan ceza davaları olduğu ileri sürülmüştür. Ceza dava ya da davalarının kapsamı, bu davaya etkileri, sonuçlarının beklenmesinin gerekip gerekmediği araştırılarak, sonuçlarının BK'nun 53. maddesi kapsamında ele alınması, davacıya yapılan telkin ve yönlendirmelerin, davacıda paranın davalı şirketin güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken, bu olgular üzerinde durulmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Davalılar hakkındaki davanın, tüm deliller incelendikten sonra, hasıl olacak sonuca göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde husumetten reddi doğru olmamıştır.
Bu durumda, davanın tüm davalılar bakımından bu açıklamalar çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
22.03.2012 - HK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11542, K. 2012/2531, 22 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama