KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11602 E., 2012/2523 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21/04/2010 tarih ve 2009/193-2010/231sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete 05.02.2001 tarihinde ihtarname keşide ederek kâr ve zarara katılma hesabının bitim tarihi olan 06/02/2001 tarihi itibariyle mevduat hesabına dönüştürülmesini istediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı nezdindeki kâr zarara katılma hesabının yasal olarak mevduat hesabı haline dönüştüğünün tespitine, mevduat hesabına dönüşen bedel kadar alacağın ihtar tarihi itibariyle bulunduğuna, 5.525,00 USD alacağın ihtar tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında kâr ve zarara katılma hesabı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı kuruma başlangıçta kâr ve zarara katılma hesabı açmış iken davacının talebi ile bu hesabın 06/02/2001 tarihi itibariyle vadesiz hesaba döndüğü, hesaptaki paranın istendiğinde davacıya iade edilebileceği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
21,15 H · 17,15 PH · 04,00 BK · 23.02.2012 HŞ
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11602, K. 2012/2523, 22 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama