KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1166 E., 2011/10606 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.10.2009 tarih ve 2007/270 - 2009/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin aynı sektörde faaliyette bulunduğunu, davalının müvekkiline ait “Ravensburger + şekil” ibareli markada kullanılan “mavi üçgen”i kendisinin ürettiği ürünlerde kullanarak müvekkili markanın tanınmışlığından faydalandığını, bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetinin tesbit ve men’i ile 5.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi ile 10.000,00 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya ait markada kullanılan “mavi üçgen” şeklini kendi ürettiği ürünlerin ambalajlarında davacı ile aynı şekilde kullandığı, bunun markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabetinin tesbit ve men’i ile 5.000,00 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacıya ait markanın davalı tarafından iltibasa neden olacak şekilde benzerinin kullanıldığı ve davacıya ait markanın tanınmışlığından yararlanma kastının olduğu iddiasına dayalı, markaya tecavüz ve haksız rekabetin men’i, maddi ve manevi ile itibar tazminatının dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde, talep edilen tazminata uygulanması gereken temerrüt faizinin başlangıcı ve oranı açıkça gösterildiği halde mahkemece, hükmedilen tazminata faiz uygulanıp uygulanmayacağı konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmadığı gibi, davacı tarafından 556 sayılı KHK’nin 68. maddesine dayalı olarak markanın itibarına zarar verildiği iddiası ile itibar tazminatı da talep edilmiş bulunmasına rağmen hiçbir gerekçe oluşturulmadan bu istem yönünden red kararı verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1166, K. 2011/10606, 20 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama