KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11697 E., 2012/16602 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/04/2010 tarih ve 2007/124-2010/140 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalılardan Castrol Ltd. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına ETİ FORM, FORM markaları tescilli iken davalı tarafından 04. Sınıfta ILOFORM ibaresinin marka olarak tescili için davalı TPE’ne müracaat ettiğini, müvekkili tarafından yapılan itirazın TPE YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin markası ile davalı markası arasında iltibas yaratacak kadar benzerlik olduğu gibi müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, davalının markasının tescilinin müvekkilinin tanınmış markasının itibarına zarar vereceğini ileri sürerek TPE YİDK kararının iptaline, davalı markası tescil olunmuş ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili, müvekkili markası ile davacı markalarının benzemediğini, markaların tescil edildiği sınıfların farklı olduğunu, davaya konu marka başvurusunun WIPO aracılıyla yapıldığını ve dünyanın pek çok ülkesinde de markanın tescilli olduğunu savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, markaların görsel, sesçil ve kavramsal olarak benzer olmadığı, tescil oldukları ürünlerinde farklı olduğu, davacı markasının bisküvi emtiasında tanınmış olduğu ve davalı markasının davacı markasının ayırtediciliğine zarar vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. ../...
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11697, K. 2012/16602, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama