KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11990 E., 2012/16557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/04/2010 tarih ve 2008/366-2010/112 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. .....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Birlik Kapitone Örme A.Ş'ne hazırlatılan kumaşların müvekkili tarafından etek haline getirilip yurt dışına ihraç edileceğini, alıcı firmanın talebi üzerine yasaklı azo boyar testi için davalı şirkete gönderildiğini, davalı tarafından yapılan 2 ayrı testin sonucunda da kabul edilebilir oranın üzerinde azo boyar maddesi tespit edildiğini, davalının hazırladığı ikinci rapordan sonra müşterinin 06.07.2007 tarihinde siparişi iptal ettiğini, bunun üzerine üretici firmaya boya veren Setan Kimya San.A.Ş'den kullanılan malzemenin kansere sebep olmadığına dair sertifika alındığını,
müvekkili tarafından SGS Supervise Gözetme AŞ’ne yaptırılan testte azo boyar madde sınırının normal çıktığını, kumaşları üreten Birlik Kapitone Örme A.Ş’nin Prost& Partner Co firmasına yaptırdığı testte de kumaşların yasaklanmış azo boyalarını içermediğinin tespit edildiğini, İnterterk Lebtest (Almanya) tarafından verilen 16.08.2007 tarihli raporda da aynı sonuca varıldığını, siparişlerin iptali sebebiyle yapılan tüm masrafların müvekkili üzerinde kaldığını, iptal edilen sipariş için yaptığı harcamaların 139.295,51 TL olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince yapılan testlerde normal sınırın üzerinde azo boyar madde tespit edilmesi üzerine, müvekkilince İnterteks Labtest UK LTD (İngiltere ), intertek Testing Services Hong Kong Ltd(Hong Kong) ve İntertek Testing Services Taiwan Ltd. şirketlerine yaptırılan testlerde de aynı sonucun çıktığını, davacının ihraç edeceği etekler için kullanacağı kumaşları imalattan önce test ettirmesi gerekirken bunu yapmayıp tüm siparişi imal ettikten sonra test yaptırmak suretiyle basiretli bir tacir gibi davranmadığı, zararı var ise bunun doğumuna kendisi sebep olduğundan yaptığı harcamaları müvekkilinden talep edemeyeceğini, davacı şirket tarafından başka test firmalarına gönderilen numunelerin müvekkiline gönderilen numunelerden olmadığını savunularak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının bilirkişi raporuna esas olmak üzere mahkemeye ibraz ettiği kumaş parçalarının ilk analiz yaptırılan kumaş parçalarından olabileceğinin ve yasaklı azo boyar maddeyi ihtiva ettiğinin, davacı şirket tarafından gönderilen numuneler üzerinde davalı şirket laboratuarında yapılan test sonuçlarının doğru olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği,
kumaş satın alarak üretim yapan davacının üretime geçmeden önce gerekli testleri yaptırarak sonucun olumsuz çıkması halinde hammaddeyi satıcıya iade etmesi ve bedelini talep etmesi mümkün iken önce üretimi yapıp sonra azo boyar madde testini yaptırmasının basiretli bir tacirden beklenen davranış olamayacağı, davacının kendi kusuru ile yol açtığı bu sonuçtan doğan zararı davalıdan talep edemeyeceği, davacının uğradığını iddia ettiği zararla davalının eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı, davalıya atfedilen eylemin davacının uğradığını iddia ettiği sonucu doğurmaya elverişli olmadığı,
davalı tarafından yapılan testin teknik olarak doğru olmadığının ve davalının testi kusurlu şekilde gerçekleştirdiğinin de ispatlanamadığı, davacının davalı tarafa verdiği kumaşta azo boyar madde bulunmadığını teknik olarak ispatlamaya yarayacak numune kumaşı da resmen tespit ettirmediği, zararın oluşumuna davalının yol açmadığı, davalıya atfedilen eylem gerçek dahi olsa dahi davalıya atfedilen eylem ile iddia olunan zarar arasında uygun illet bağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11990, K. 2012/16557, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama