KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11989 E., 2012/16603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/03/2010 tarih ve 2007/186-2010/209 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalılardan ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların T.C. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Mensupları Sosyal Güvenlik Eğitim ve Yardımlaşma Vakfı Yönetim Kurul Üyesi ve vakıf müdürü olarak görev yaptıklarını, davalıların imzalarını taşıyan talimatlar doğrultusunda bankanın Akay Özel İşlem Merkezi Şubesi'ndeki Vakıf Hesabı'ndan kendilerine veya tayin ettikleri mutemetlere ödeme yapıldığını,
yapılan bu ödemelerin usulsüz yapıldığı ve davalıların zimmetinde kalıp vakıf hesaplarına aktarılmadığı gerekçesi ile Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/330 esasında açılan dava sonucunda kesinleşen karar ile müvekkilinin banka tarafından yapılan Ankara 6.İcra Müdürlüğü'nün 2003/1678 esas sayılı dosyasına 14.06.2006 tarihinde 126.086,20 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalıların bankanın bu şekilde meydana gelen zararından sorumlu olduklarını ileri sürerek anılan miktarın ödeme tarihinden itibaren ödenenin avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacı tarafından vakıf müdürü olarak çalışan müvekkilinin kendisine yada tayin ettiği mutemede ödeme yapıldığı iddia olunuyor ise de, ödeme tarihlerinin belirtilmediği, müvekkili hakkında açılan ceza yargılamasına ilişkin davanın zaman aşımı nedeni ile ortadan kalktığını, dava konusu edilen ödemelerin 1999/2000 yılları arasında yapıldığının anlaşıldığını, zaman aşımı süresinin dolduğunu, ana sözleşme uyarınca bankalara hesap açmak ve para çekmek yetkisinin yönetim kurulu üyelerinde olduğunu, müvekkilinin böyle bir yetkisinin bulunmadığını, usulsüz ödemelerden dolayı müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini,
dava dışı Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Vakfı tarafından müvekkili ve diğer davalı aleyhine Ankara 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/531 esasında vakıf zararına ilişkin dava açıldığını, halen derdest bir dava olduğunu, çekilen paraların vakıf hesabından çekildiğini, bankanın bu paraları isteyemeyeceğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, T.C.
Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Mensupları Sosyal Güvenlik Eğitim ve Yardımlaşma Vakfı'nın Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/330 (2004/246) esasında açtığı davada bankanın davalılar yada mutemet tayin ettiği kişilere yaptığı ödemenin usulsüz olduğunun iddia edildiği, yargılama sonunda hesaplardan davalılara usulsüz biçimde yapıldığı kabul edilen ödemelerin vakıf zararı olarak bankadan tahsiline karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, icraen infaz olunduğu,
bankanın 14.06.2006 tarihinde icra dosyasına 126.086,20 TL ödeme yaptığı, davacı bankanın davalıların usulsüz işlemler sonucu vakıf zararına sebebiyet verdikleri tutarı Bankacılık Kanunu'ndan kaynaklanan sorumluluğu çerçevesinde ödemiş olmakla, davalılardan bu miktarı nedensiz zenginleşme hükümlerine göre talepte haklı olduğu,
ceza yargılamasındaki iddia, müfettiş raporu ve hukuk yargılamasındaki iddia ve savunmalar çerçevesinde davalıların vakıf zararına neden olay eylemi iş birliği içerisinde gerçekleştirdikleri görüşü benimsendiğinden davalıların oluşan banka zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, gerekçesiyle davanın kabulü ile 126.086,20 TL’nın 14.06.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ayrı ayrı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11989, K. 2012/16603, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama