KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11780 E., 2012/3215 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/06/2010 tarih ve 2009/291-2010/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış VESTEL ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin müvekkili markaları ile iltibasa sebebiyet verebilecek, onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak ve onun itibarı ile ayırt edici karakterine zarar verebilecek biçimde VESTERM ibareli 6 ve 19. sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, yapılan itirazın TPE YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptalini, davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu olan işaretin kapsamlarında yer alan ürün ve hizmetler itibariyle karıştırılabilecek derecede benzer bulunmadığını, başvurunun tescilinin davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlamayacağını ve onun itibar ve ayırt edici karakterini de zedelemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının VESTEL ibareli markaları ile davalının VESTERM ibareli işaretinin yazı karakteri, harf sayı ve sırası ve bıraktığı sescil etki itibariyle biçimsel ve fonotik olarak benzer mahiyette olduğu, kapsamlarında yer alan ürün ve hizmetlerin de aynı tür olması sebebiyle ortalama tüketicilerin farklı zamanlarda iki işareti gördüğünde, davacı markaları taşıyan ürünler yerine davalı markalarını taşıyan ürünleri satın almak olasılığının bulunduğu,
tüketicilerin işletmeler arasında idari-ekonomik anlamda bağlantı bulunduğu kanısına kapılabileceği, davacı markasının tanınmışlık vasfı taşıması sebebiyle davalı başvurusunun tescilinin, davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı, zira davalının satışlarını herhangi bir reklâm ve tanıtım külfetine girmeksizin artıracağı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11780, K. 2012/3215, 5 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama