KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11823 E., 2012/3756 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.05.2010 tarih ve 2008/734-2010/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ (14.510,00) TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine dayanak teşkil eden çekin 23.06.2008 tarihinde müvekkilinden çalınan çek olduğunu, bu olay nedeniyle hem Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu hem de zayi nedeniyle çek iptali davası açıldığını, anılan çekte müvekkilinin lehtar sıfatını taşıdığını ve çekin arkasında cirosunun bulunmadığını, lehtar namına atılan imza ile aidiyeti belirsiz kaşenin müvekkiline ait olmadığını, ciro silsilesinin bozuk olduğunu, davalının kötüniyetli ve ağır kusurunun bulunduğunu ileri sürerek, söz konusu çekin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiş, daha sonra çek bedelinin davacı tarafça keşideciden tahsil edilmesi nedeniyle çek bedelinin müvekkiline ödenmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin istirdadı istenen çeki ticari ilişki içinde bulunduğu dava dışı şirketten ciro yoluyla devraldığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını ve bu konudaki ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, istirdadı istenen çekin lehtarının davacı olduğu, çek arkasındaki ilk cironun ise davacıdan ayrı tüzel kişiliğe sahip olan Çıtıroğlu Yapı Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait bulunduğu, bu durumda davacı lehtardan sonra ciro zincirinin koptuğu, ciro zincirindeki kopukluk nedeniyle davalının yetkili hamil olarak değerlendirilemeyeceği, davacının çek üzerindeki hakkının devam ettiği, çek bedelinin keşideci tarafından davalıya ödendiği ve istirdat talebinin bedele dönüştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 12.500 TL çek bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacının rızası dışında elinden çıkan çekin istirdadı istemi ile açılmış olup, yargılama sırasında çek bedelinin ödenmesi nedeniyle çek bedelinin istirdadı istenilmiştir. Her ne kadar mahkemece, hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmiş ise de, davalıya istirdadı istenen çek için icra müdürlüğü aracılığıyla 03.02.2009 tarihinde ödeme yapıldığı dikkate alındığında, ancak bu tarihten itibaren alacağa faiz işletilmesi mümkün olmaktadır. Bu durumda, hükmün açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11823, K. 2012/3756, 13 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama