KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12001 E., 2012/16846 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/06/2010 tarih ve 2008/433-2010/300 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davac vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/10/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Bankanın kredi borçlularından dava dışı Netgaz LPG Dolum Tevzii Sanayii ve Ticaret A.Ş.'nin müvekkil Bankaya olan kredi borçlarına karşılık keşide ederek verilen bononun vadesinde ödenmemesi sebebiyle davalının da aralarında bulunduğu bono borçluları hakkında icra takibi başlatıldığını,davalının bonodaki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde icra mahkemesinde imza itirazında bulunduğunu, ancak, davalının borçlu firmanın hakim ortağı durumunda olduğu gibi,
müvekkil bankaya sadece anılan icra takibine konu bono sebebiyle değil gerek akdedilen kredi sözleşmesinde müşterek ve müteselsil kefil olarak gerekse icra takibe konu bono dışındaki başkaca bonolarda avalist sıfatıyla imzalarının bulunması nedeniyle borçlu olduğunu, davalının şirketin borçlarından müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek, 1.824.211 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme ve senetlerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davaya konu bonolar, davacı ile dava dışı Netgaz LPG Dolum Tevzii Sanayii ve Ticaret A.Ş. arasındaki genel kredi sözleşmesi ve senetteki imzanın davalının eli ürünü olmadığı, bu nedenle davalının sözleşme ve senetlerle bağlı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12001, K. 2012/16846, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama